Aylık arşivler: Nisan 2014

Bugün 23 Nisan

23_nisan_ulusal_egemenlik_ve_çocuk_bayramı

Reklamlar

Linkedin

Linkedin sayfımız güncellendi. İlerleyen zamanlarda paylaşacağımız güncel haberlerimiz için sayfamızı buradan takip edebilirsiniz.
ADIM ADIM KARİYER

“Çalışanlar İşlerine Hevesle Gelmeli”

Murat Özer - KariyernetAlternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Murat Özer mottolarının mutlu bankacılık olduğunu hatırlatarak “Kişilerin mutlu çalışabilecekleri, ayaklarının geri geri gittiği değil, hevesle geldikleri bir iş yeri yaratma amacımız var” diyor.

Bankada çalışmanın hayatı derinden etkileyen uzun bir süreç olduğunu belirten Alternatif Bank İnsan Kaynakları Genel Müdür Yardımcısı Murat Özer, bu sürece doğru kişiyle doğru kurumda başlamanın önemini vurguluyor. Alternatif Bank İnsan Kaynakları olarak çalışan eğitimine fazlasıyla önem verdiklerini, üst yönetim ve yönetim kurulunun desteğiyle bütçe konusunda çok rahat davrandıklarını belirtiyor ve “Hem eğitim kalitemizin yüksek olmasına, hem de eğitimin sürekli olmasına gayret ediyoruz” diyor. Alternatif Bank İK Genel Müdür Yardımcısı Murat Özer,  Alternatif Bank’ı ve Alternatif Bank içinde süregelen işleyişi anlatıyor.

 

-İK bölümünüz kaç kişiden oluşuyor ve ekibiniz hangi süreçleri yönetiyor?

Alternatif Bank İK ekibi eğitim bölümüyle beraber 14 kişiden oluşan bir ekip. Bankadaki ilk planlamadan başlayıp işe alım, yerleştirme, gelişim, eğitim, kariyer planlaması ile ilgili tüm fonksiyonları bu ekiple beraber yapıyoruz. Bir işe alım ekibimiz var, işe alım aşamasında çok titiz davranıyoruz. Çünkü bankada çalışmanın hayatı derinden etkileyen uzun bir süreç olduğunu düşünüyoruz. Biz Alternatif Bank olarak, işe başlayan arkadaşlarımızın bizden emekli olacakları sürece kadar planlamaya çalışıyoruz. Bu sebeple ilk işe alım sürecini ince eleyip sık dokuyarak, iki tarafın birbirine uyumlu olmasına çalışıyoruz. Bunun dışında da bordrolama, ücret yönetimi gibi bölümlerimiz de bulunuyor. Proje ekibimiz aynı zamanda kariyer ve gelişimle ilgili konulara da bakıyorlar. Biz o konuya da önem veren ve çalışanlarımızın eğitim yoluyla desteklenmesi gerektiğine inanan bir bankayız.

-Bir adayda olmazsa olmaz dediğiniz nitelikler neler?

Olmazsa olmaz dediğimiz nitelikler değişkenlik gösterebiliyor. Her şeyden önemlisi tecrübeli adaylar aranıyorsa işe uygun tecrübe setinin olmazsa olmaz olduğunu bilmek lazım. Bankacılık artık önemli ölçüde iletişime dayalı bir alan oldu. Adayın iletişim özelliklerinin çok üst düzeyde olması lazım. Adayın kendini iyi ifade edebilmesi, iyi bir iletişime sahip olması ve aynı zamanda aranan tecrübe setine hakim olması olmazsa olmaz şeyler.

-İşe alım süreciniz nasıl işliyor? Adaylar hangi aşamalardan geçiyor?

İşe alım süreci kurumun ihtiyaçlarından başlıyor ve iyi bir bütçeyle, düzgün bir planlama yapılması gerekiyor. O planlamadan sonra iyi bir aday bulabilmek çok önemli. Öncelikle iş tanımının düzgün yapılması, bu konuda iş kollarıyla İK’nın çok sıkı iletişim halinde olması lazım. Bu aşamadan sonra aday yaratma sürecinde elimize ulaşan özgeçmişleri inceliyoruz. Adayların oluşturduğu özgeçmişlerin dikkat çekici olması gerektiğini düşünüyorum, işe alımcının dikkatini çekmeli. Bu özgeçmişler arasında bize uyum sağlayabileceğini inandığımız kişileri yüz yüze görüşmeye çağırıyoruz. Görüşme sırasında kişinin nasıl davrandığı, size nasıl yaklaştığı son derece önemli. Ondan sonraki aşamalarda da mülakat sürecimiz devreye giriyor. İşe alım sürecinde sınav yaptığımız durumlar olabiliyor. Bunun dışında Alternatif Bank içerisindeki bütün bölümler ve bütün unvanlar bazında yetkinlikler saptadık ve bu yetkinlikleri web tabanlı bir yazılımla ölçüyoruz. Böylece yetkinlik, eğitim ve tecrübe açısından bize uygun bir adaya yaklaşmış oluyoruz. Her şey tamamlandıktan sonra teklif aşamasına geçiliyor.


-Çalışan memnuniyeti ve bağlılığı konusunda nelere dikkat ediyorsunuz? Çalışanlarınıza hangi olanakları sunuyorsunuz?

Bankamızda düzenli olarak çalışan bağlılığı ve çalışan memnuniyetiyle ilgili anketler yapıyoruz. Çalışan bağlılığı bizim için çok önemli çünkü bağlı çalışanların daha iyi performans gösterdiğini ve iş sonuçlarımıza pozitif katkı yaptığını çok iyi biliyoruz. İki sene arayla yaptığımız anketten sonra bölüm bazında bağlılık konusunda tek tek çalışıyor, her bölümün kendisine göre eksik çıkan noktalarda ne gibi geliştirmeler yapabileceğimizi bölümlerle konuşuyoruz ve bunları planlar haline getirip o planları uygulamaya çalışıyoruz. Çalışan memnuniyeti de aynı şekilde işliyor. Bankada çalışan arkadaşlarımızın yaptıkları işten, diğer bölümlerin yaptığı çalışmalardan ne kadar memnuniyet sahibi olduklarını her sene tespit etmeye çalışıyoruz.

-Nasıl bir performans değerlendirme sistemi uyguluyorsunuz?

Performans değerlendirme sisteminde yılda bir kez çalışanlarımızı yetkinlik bazında ve sayısal performans bazında olmak üzere iki yönden değerlendiriyoruz. Performans yönetiminde İK olarak üzerinde ısrarla sunduğumuz temel nokta objektiflik. Bizim performans sistemimizde ilk önce çalışandan kendisini değerlendiriyor, sonra üst yöneticisi onu değerlendiriyor. İkisinin arasındaki farklara bakılarak bir performans görüşmesi yapılıyor. Biz de İK olarak ana gruplar bazında bankadaki çalışanla yönetici arasındaki ilişkileri saptamaya çalışıyoruz. Bizim yöneticilere tavsiyemiz, performans yönetiminin hiç bitmeyen bir süreç olduğu ve çalışanlara ne kadar hızlı geri bildirimde bulunurlarsa iş sonuçlarını da o kadar etkileyeceği oluyor.

İK KARİYERNET

 

-Banka içinde nasıl eğitim programları uyguluyorsunuz? Bu programlar çalışanlara ve size ne gibi faydalar sağlıyor?

Alternatif Bank olarak eğitime önem veren bir bankayız. Çalışanlarımız, onlar için oluşturduğumuz eğitim menüsünden istedikleri eğitimleri seçebiliyorlar. Unvan ve bölümlerine bağlı olarak bizim kendilerine atadığımız eğitimler de oluyor. Geçen sene Alternatif Bank’ta kişi başına düşen eğitim miktarı 51 saatti. Geçtiğimiz sene Nişantaşı’nda 5 sınıftan oluşan, modern imkanlarla donatılmış bir eğitim merkezi açtık. Burada aynı anda 120 kişiye eğitim verebilir durumdayız. İki sene önce bir iç eğitmen kadrosu kurduk. Onlardan özellikle oryantasyon eğitimlerinde ve bazı teknik eğitimlerde çok yoğun olarak faydalanmaya çalışıyoruz. Bu programın desteklenerek büyümesi gerektiğini düşünüyorum. Hatta ümidim odur ki, önümüzdeki yıllarda banka eğitimlerimizin yüzde 50 – 60lık kısmını iç eğitmenler vasıtasıyla verelim.

-Kariyer Yönetimi planlaması olarak ne gibi uygulamalarınız var?

Herkesin kendi hayatı için çizmiş olduğu bir plan ve kariyer var, biz de İnsan Kaynakları olarak bunu mümkün olduğu kadar arkadaşlar adına yerine getirmeye çalışıyoruz. Kariyer planlaması deyince genellikle düşünülen şey bir üst unvan oluyor. Kariyer illa ki yukarı doğru olmaz, kariyerimizi yatayda da geliştirebilecek bazı kariyer planlamalarımız olmalı. Ben yatay kariyer planlamalarının yapılabileceğine bu şekilde kişinin daha çok gelişeceğine inanıyorum.

-Çalışanlarınızı motive etmek için nasıl bir yol izliyorsunuz?

Alternatif Bank’ın mottosu mutlu bankacılık. Kişilerin mutlu çalışabilecekleri, ayaklarının geri geri gittiği değil, hevesle geldikleri bir iş yeri yaratma amacımız var. Alternatif Bank’ın her sene bir yıldızlar ligi oluyor. Yıldızlar liginde başarılı olan arkadaşlara bir yurtdışı seyahati programı yapıyoruz. Bunun dışında bölümlerin arkadaşlara verdikleri sinema bileti, restoranda yemek gibi spot ödüller oluyor. Arkadaşlarımızın hobilerini geliştirmeleri ve daha sosyal ortamlarda bankacılık dışında faaliyetlerde bulunmaları için A Kulüp’ümüz var. Okulların açıldığı ilk gün çocuk sahibi olan bayan çalışanlarımıza çocuklarıyla ilgilenmeleri için bir gün izin veriyoruz. Amacımız onları iş hayatları dışında da biraz nefes aldırabilmek, sosyal hayatlarına birazcık da olsa dokunabilmek. Bu bizim için oldukça önemli. Haftada bir gün genel müdürümüzün de katılımıyla yaklaşık 20 kişilik kahvaltılar yapıyoruz. Bunun üst yönetimle bütün banka çalışanları arasında önemli bir iletişim kanalı olduğunu düşünüyorum. İnsan Kaynakları olarak sosyal medyada Alternatif Bank kariyer sayfamız var. Orada mümkün olduğu kadar eğlenceli bir şekilde hem bankamızı tanıtmak hem kendi içimizdeki iletişimi devam ettirmek istiyoruz. Şimdi İK olarak bir blog sayfası da kurduk. Dediğim gibi iç iletişime önem veremeye çalışacağız. İç iletişim konusunda kendimizi daha da kuvvetlendirmek istiyoruz.

– Alternatif Bank’ın gelecek planları neler?

Alternatif Bank’ın  Türkiye’deki en yetenekli iş gücünün çalışmak istediği bir yer olmasını ümit ediyorum. Alternatif Bank’la ilgili temel amacım, ulaşmak istediğim nokta bu. Biz Türkiye’de orta -küçük ölçek arası bir bankayız ve büyüme planlarımız var. Bu planlara uygun şekilde de önümüzdeki yıllarda çalışan sayımızı da fazlasıyla artırmaya çalışacağız. Yeni ortağımız da bu planları yüzde yüz destekliyor, bu konuda çok ciddi çalışmalar yapıyorlar. Banka içerisinden yükselen kariyeri de destekliyorlar. Dolayısıyla Alternatif Bank olarak isteğimiz, önümüzdeki yıllarda çalışanlarımızı daha mutlu edebileceğimiz, onların çalışmaktan mutlu olacakları ve birbirimizi karşılıklı denetleyebileceğimiz, performans ve hayat stili olarak birbirimizi geliştirebileceğimiz bir iş ortamı yaratmak.

Alternatif Bank’ın kaç şubesi var?

73

Alternatif Bank’ta kaç kişi çalışıyor?

1354

Alternatif Bank’ın 2013 işe alım sayısı

473

En çok işe alım hangi alanda yapıldı?

Pazarlama – satış

* Kariyer illa ki yukarı doğru olmaz, kariyerimizi yatayda da geliştirebilecek bazı kariyer planlamalarımız olmalı. Ben yatay kariyer planlamalarının yapılabileceğine bu şekilde kişinin daha çok gelişeceğine inanıyorum

* Alternatif Bank olarak isteğimiz, önümüzdeki yıllarda çalışanlarımızı daha mutlu edebileceğimiz, onların çalışmaktan mutlu olacakları ve birbirimizi karşılıklı denetleyebileceğimiz, performans ve hayat stili olarak birbirimizi geliştirebileceğimiz bir iş ortamı yaratmak.

Yetkin Dikinciler ile Keyifli Bir Sohbet

Yetkin Dikinciler - ABank BlogÜnlü isimler ile yaşamları ve kariyerleri üzerine röportajlar yaparak belirli aralıklarla blog sayfamızdan paylaşıyor olacağız.
Bu güzel seriye tabii ki reklamlarımızda da birlikte çalıştığımız Yetkin Dikinciler ile başlamaktan daha anlamlısı olamazdı. İşte kendisi ile bankamızın tiyatro kulübünün sahnelediği oyun akşamı gerçekleştirdiğimiz o keyif dolu ve bir o kadar da etkileyici röportaj;

Kısaca Kendinizden bahseder misiniz?

Ben İstanbul’da doğmuş büyümüş, ama gerek memur ailesi çocuğu olmam sebebiyle gerekse seçtiğim meslek yüzünden önce Anadolu’yu, Anadolu topraklarını, bu memleketin her bir köşesini, sonra da işim vesilesiyle festivallerle turnelerle dünyanın diğer yerlerini görme şansına sahip olmuş ve bu yüzden de insanın değerli olduğu yerin sadece doğduğu yer olmadığını bilen, böyle düşünen, böyle yaşamaya çalışan biriyim.

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Her çocuk gibi babam emekli subay olduğu için bir kere üniforma giymeyi hayal ettim ama babamın hep ben yaşadığım sürece yapamazsın cevabı ile onun çektiği meşakatler yüzünden karşılaştım. Doktor olmak güzeldi çünkü benim annem hemşireydi. Orada hastahanede şifa dağıtan insanları gördükçe ne kadar değerli bir şey olduğunu gördüm. Gerçekten insana dokunabilmenin önemli olduğunu küçüklüğümden beri o anlamda bilirim.

Ama tabiiki öyle hayal ettiğiniz gibi olmuyor. Çünkü orta okulda ve lisede özellikle fen derslerinden bu kadar başarısız olduğumu görünce bu hayallerin peşinden koşmamam gerektiğini anladım. Fizik, kimya, matematik hepsi bir. Matematik bir de sıfır ama veremedikleri için hep bir veriyorlardı ayrı dava. Hep bütünleme. O yüzden de ben için için, yavaş yavaş edebi ağırlıklı derslere, sosyoloji, felsefe, psikoloji, tarih gibi derslere daha ilgi duyduğumu, kendimi yakın hissettiğimi keşfettim. O yüzden de İstanbul Üniversitesi, Edebiyat Fakültesi, Felsefe Bölümü’nü yazdım. Onu kazandım, 3. Sınıfa kadar okudum ama bıraktım.

Sonra konservatuara geçtim. O da Yıldız Kenter yüzünden. 🙂

Kariyer yolunuzu bu yönde çizmeye ne zaman karar verdiniz? (Sizi etkileyen kişi ya da olaylar oldu mu?)

Şimdi tabiiki yaptığınız iş itibariyle bu söylediğimi yadsıyabilirsiniz ama bir gün Eşref Saati setinde, Sarıyer’de yapıyorduk röportajı, “Kariyer Sizin için Ne İfade Ediyor?” dedi. Kariyer değil Sarıyer önemli dedim. Bulunduğunuz yer kariyerinizin ta kendisidir. Ama biraz daha açıklamak gerekirse bu espiriyi bir kenara bırakıp;

Kariyer insanın istediği şeyi yaparken yürüdüğü yoldur. Eğer tırmanıyorsanız basamak vardır. Eğer iniyorsanız yokuş vardır. Hiçbirinin önemi yok. Kendiniz için iniş bile bir başarı olabilir çoğu kez. Gerçekten hayal ettiğiniz şeyi her gün yeniden yapıyorsanız kariyerinizde ilerliyorsunuz demektir.

Kariyer yolunuzdaki kırılma noktaları neler sizce?

Çok güzel bir soru. Tam da buna yanıt vermek isterim. Kendi işim eğer örnek olacak olursa hep yaptığımız işler göz önündedir ya, ama insanın kariyerini yapmadığı işler belirler. Yani hangi tekliflere rağmen neyi yapmadığınız sizin kariyerinizi belirleyen şeylerdir. Aslolan budur, görünmeyen kısmıdır. Kariyerde hep görünenle ilgileniriz ya, bakalım bugün ne yaptı, bakalım nasıl bir rakam var elimizde, nasıl bir resim var, nasıl bir görüntü var, nasıl bir pozisyon var, durum var, konum var.. vs. vs.

Ama bütün yaptıklarımızla kaim olan şeyler. Kariyerimizi gerçek anlamda belirleyense seçerek yapmadıklarımdır. Çoğu insan da bunu bilmez. 🙂

Her insanın gizli tarihi, gizli kariyer tarihi vardır bu anlamda.

Şansın, rastlantıların kariyerinizi etkilediği anlar oldu mu?

Ben tamamiyle inanırım, hatta kadere, rahmetli annemin adı da oydu. Ondan doğan, Kader’in doğurduğu biri olarak da buna inanmamak mümkün değil. Rastlantı dediğimiz şey aslında bir zorunluluktur. Jacques Monod’un bir kitabı var “Rastlantı ve Zorunluluk” diye. Rastlantı zannetiğimiz şeyin tabiatın zorunlulukları olduğunu, mecbur olduğunu düşündüğümüz şeylerin de aslında rastlantı olduğunu unutmayalım. Diyalektikte bu hep var. Tabiat bunu gerektiriyor. Bu terazide bu denge içerisinde ilerliyor.

Rastlantıyı göz ardı edersek, rastlantının da bize bir yardımı olmaz. Mucizeler gerçekleşir ama ancak inanırsanız.

İnanmadığınız bir projenin içinde yer almak durumunda kaldınız mı?

Hiç kalmadım. İnanmadığımız yerlerde zaman zaman olabiliriz. Bu bir işyeri de olabilir. Örnek veriyorum, bu bir ülke olabilir. Ülke yönetiminden hoşlanmayabilirsiniz, ama illa oradan hoşlanmadığınız an ve hoşlanmadığınız şey yüzünden orayı terk etmeniz gerekmiyor. Hoşlanmadığınız anı ve o şeyi düzeltmeye çalışmak sizin için yeni bir açılımdır her zaman.

Aile bile olabilir bu. Aileniz atsanız atılmaz, satsanız satılmaz. Ama ne yaparsınız? Yeniden tanışırsınız, tartışmaya başlarsınız. Biliyorsunuz devrim bütüncül değildir, yanı başımızdakinden başlar. Her zaman inanmadığınız bir şey olduğunda inandığınız gibi yapmaya gayret etmektir size düşen aslında.

En çok keyif aldığınız projeniz hangisiydi?

Şimdi, yani dediğim gibi, hiç keyif almadığım bir şeyin içine girmedim ama..

En etkileyen, değişik açılardan var. Örneğin, milyonlarca insana ulaştık diye değil ama benden bambaşka bir insan çıkartabildiği için Çağan Irmak’ın “Babam ve Oğlum” filmi, o herkesin az ya da çok bildiği ama mutlaka saygın Nazım Hikmet’e daha çok yaklaşabildiğim için, sadece bir oyuncu olarak değil bir insan olarak onu daha iyi tanıma şansına sahip olduğum için “Mavi Gözlü Dev” filmi, “Ulak” filmi ve “Eşref Saati”..

Aslında dizi diyorsunuz ama Eşref Saati’nde şöyle bir şey anlatıyorduk; Biri sarı biri kara, biri Güney Doğu’lu biri Karadeniz’li ayrı yerlerden geliyorlar, belki ayrı kültürlerden, ayrı mutfak zevkleri var. Her türlü, kokuları ayrı belki. Ama birlikte yaşamanın hazzı ve kutsallığı, onu anlattığı için çok değerliydi. Bambaşka renklerde olabilirsiniz, alışkanlıklarınız bambaşka olabilir, ama bambaşka bir ele dokunmanın hazzını yaşayın. O el yabancı değildir, dost bir eldir aslında ve ancak sizin renkleriniz, diliniz, dininiz, ırkınız bile farklı olsa, sırt sırta dayandığınızda bir duvara dayanmaktan daha iyi bir şey hissedersiniz. İşte farklılıklar böyle güzelleşir.

Aktif olarak çalıştığınız zamanlar dışında, kariyerinizi destekleyici aktivitelerde ne sıklıkla bulunuyorsunuz? Neler yapıyorsunuz?

Çok güzel, bunu bir hobi sözcüğü ile tamamlayayım, hobiniz var mı derler bana, inanın ki hobim yok. Küçükken annem, babam pul biriktirmeye çalıştı. Gittik peçete topladık restoranlardan, kafelerden. Onu mu yapsam, bunu mu yapsam. Bunlar “event” oluyor. Bunlar, hadi sizde de bulunsun diye yaptığınız şeyler.

Aslolan şunu fark ettim, benim hobim hayat. İlgi alanım hayat. Ben mesleğimi çok kutsal buluyorum, oyunculuğu. Ama Neden? Hayatı konu ettiği için. Çünkü en değerli olan hayat. Yaptığınız her şeyi düşünün. Hayat denen şey var diye onu yapıyorsunuz. İnsan için yapılıyor. Ben insanı konu ettiği için, onun hayatına dair soru sorduğu ve cevap aradığı için mesleğimi kutsal sayıyorum. Ama asla hayattan kutsal saymıyorum.

Bu anlamda kendimi geliştirmek için mümkün olabildiğince hayatın içine karışıyorum. Ne yapıyorum? Ben hayatı anlatma iddasında biriyim. Hayattan ayrılırsam, izole olursam, kendimi sitelere, kulelere “Fil Dişi Kulelerine”, ya da seyahatlerde jiplere armağan edersem sadece, olmaz. Ben metroya bineceğim, ben vapura bineceğim, ben otobüse bineceğim, ben yürüyeceğim, ben insanlarla karşılaşacağım, çünkü ben onları anlatacağım. Ben bu anlamda kendimi besliyorum evet.

Üniversite öğrencilerine kariyer hedeflerine ulaşmaları için neler yapmalarını önerirsiniz?

Bir şey söyleyeyim mi? Böyle liselerle de söyleşiye gittiğimde “Bizlere ne tavsiye edersiniz?, Ne önerirsiniz?” diye sorduklarında, tavsiye almamanızı tavsiye ederim diyerek bitiriyorum söyleşiyi.

Çünkü tavsiye içinizdekinden farklı bir zorlayıcı unsur olmaya başlıyor. İçinizdekinin peşine düştüğünüzde tavsiye almaya başlayın. Bu içimdekini nasıl gerçekleştiririm diye. Ama kendi başına tavsiye hava civa diye düşünüyorum.

Alternatif Bank ile ilgili, birlikte çalışmaya başlamadan önce ve başladıktan sonra izlenimleriniz ne yönde değişti? – Nasıl geri dönüşler alıyorsunuz?

En sevindiğim şey izlenimlerimin değişmemesi oldu. Çünkü Alternatif Bank’ın bir kere benimle yüz olarak çalışmayı istemesi Alternatif Bank’ın nasıl bir banka olduğunu gösteriyordu.

Ben kendime değer katmak için söylemiyorum; Alternatif Bank’ın tahmin ettiğim, ön gördüğüm değerinin, binlerce insan varken figür olarak piyasada ve aslında görsel olarak daha çok popüler işler yapan, Alternatif Bank ekibinin bu isimler üzerinde değil de benim gibi kendini kendi ekseninde ve gezegeninde tarif etmeye çalışan biri ile çalışmaları, çalışma ihtimalleri benim için gurur vericiydi. Beni seçtikleri için bu anlamda şükran borçluyum. Çünkü demek ki, bu tavsiye edilecekse bir önceki soruda olduğu gibi, siz bildiğiniz yapmaya devam edin, sizi gören birileri mutlaka olur.

Alternatif Bank hiç değişmeden yoluna devam ediyor. Zerafetiyle de devam ediyor, aynı zamanda seçimleriyle de kendini konumlamasıyla da devam ediyor. Hiçbir zaman yırtıcı, saldırgan bir anlayışları yok ve bu gerçekten görüştüğümüz masada bile aynen böyle devam etti. Ortaya çıkarttığımız işte de bunun görselleştiğini, realize olduğunu gördük. Bu anlamda da gerçekten, hep böyle Alternatif Bank’ın o gülen sembolüyle hayatıma devam ediyorum, Alternatif Bank’la birlikte.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Hep ekler geliyor aklıma, o da pasta, çok tatlı (gülüşmeler). Hep istediğimizi yiyebilmek dileğiyle hep beraber.. Ya da yediğimiz her şey, içtiğimiz her şey, şunu unutmayalım, bir hacim içerisinde yaşıyoruz, yani bedenimiz bir tane, hayatımız da bir tane. Onu ne kadar başkaları için büyütürsek o kadar kendimiz için küçültürüz. Sadece bunu söyleyebilirim. Kendimize kendi istediğimiz şeyleri ekleyelim..

çok teşekkür ediyoruz bu güzel ve sıcak sohbet için..