Aylık arşivler: Eylül 2017

“Stone Puppets”

Mersin Şube Müdürümüz Can Tülay Erdal’ın, 21 – 22 Eylül tarihlerinde Dünya Alzheimer Günü kapsamında, Forum Mersin’de düzenlemiş olduğu “Taşların Hikayesi” isimli sergi yoğun ilgi gördü. Sergiden elde edilen gelirin tamamı Alzheimer Derneği Mersin Şubesi’ne bağışlandı.

Minik taşları yıllar önce bir araya getiren bugün ise koca yürekli kahramanlara dönüştüren Can Tülay Erdal ile yapmış olduğumuz keyifli röportajı sizlerle paylaşıyoruz. Böyle güzel ve anlamlı bir etkinliğe imza atmış olduğu için kendisine teşekkür ediyor başarılarının devamını diliyoruz.

Kısaca kendinizden ve bankacılık kariyerinizden bahseder misiniz?

20 Mart 1962 Mersin doğumluyum, evliyim, 28 ve 18 yaşlarında iki kızım var. 1980 yılında Adana Özel Ayas Koleji’nden mezun olduğum sene içinde önce babamı kaybettim sonra da 12 Eylül 1980 askeri darbe oldu. Ülke için olan zor günler benim için daha da zor oldu ve o yıl Uludağ Üniversitesi Bursa İngilizce öğretmenliğini kazanmama rağmen ülkenin zor şartları nedeni ile uzaklara gidemedim. Ertesi yıl erkek kardeşim ile birlikte sınava girdik. Bu kez şans işte, o Uludağ Üniversitesi – Bursa İktisat Fakültesini kazandı ben de Çukurova Üniversitesi İngilizce öğretmenliğini kazandım, ancak maddi ve manevi yokluklar nedeni ile sadece yarım dönem gidebildim. İngilizcem mezun olduğum Ayas Koleji nedeni ile çok iyiydi ve ben de  okulu bırakıp Mersin’de uluslararası gemi acentesinde işe başladım. Eşimle de burada tanıştık ve sonrasında aynı iş yerinde olmamak için o dönemde Mersin’de açılan Koç Amerikan Bank A.Ş. de Şubat 1987 yılında Teller olarak işe başladım, bir yıl sonra evlendik.  Bankacılık kariyerim böyle başladı. İşimi çok seviyordum. Aynı şubede sırasıyla; önce operasyon, sonra bireysel ve ticari pazarlama yöneticiliğine ve  2003 yılında da Şube Müdür’lüğüne terfi ettim. Aynı şubede tam 20 yıl görev yaptım, ama aynı şubede olmama rağmen farklı bölümlerde farklı müşteri kitlelerine hizmet verdiğimden sanki her zaman değişik bir bankada çalışıyor gibi hissettim kendimi. Alternatif Bank’la tanışmam ise Mart 2007 de oldu. Burada ilk göz ağrım olan Koçbank’ın sıcaklığını ve iş yapış şeklini buldum ve bunu çok sevdim. 2007 Mayıs ayından bu yana  Alternatif Bank Mersin Şube yöneticisi olarak görevime devam etmekteyim. 20 yıldan sonra birisi bana banka değiştireceksin dese gülerdim. Ama burada sloganımız gibi çok mutlu oldum. Büyük bankaları her şey dahil tatil köylerine benzetiyorum; evet orada her şey var, hatta fazlası var ama sizin gidip o hizmeti almanız lazım. Az şubeli bankalar ise butik oteller gibidir. Size; Ne yemek istediğinizi? Kahvenizi nasıl içeceğinizi?  sorarlar ve kişiye özel hizmet verirler. Ben insanların hayatlarına dokunmayı, güvenmeyi, güvenilmeyi, ve tanınırlığı tercih ettiğim için Alternatif Bank’la kariyerime devam ettim. İyi ki buradayım diyorum ve bu geçen 10 yıl içerisinde sizin gibi güzel insanlarla birlikte çalışmaya devam ediyorum ve herşeye rağmen hala işimi çok seviyorum. Sevince başarı da peşinden geliyor zaten.

Bankacılık kariyeriniz devam ederken taşlarla olan bu servüniniz ne zaman ve nasıl başladı?

Aslını sorarsanız kızlarım küçükken onlarla  oyun oynarken başladı bu serüvenim.  Kızlarım ve arkadaşları ile hafta sonları, akşamları faaliyet günleri düzenlerdik. Onların hayal dünyasını geliştirmek ve oyun oynamak için kullandığım taşlar, objeler  bir süre sonra benim kendi hayal dünyamı aktardığım, mutluluğumu , hüzünlerimi , sevinçlerimi paylaştığım ve hikayelerimi anlattığım bir dünyaya dönüştü. Sessizliklerinin resimlerde bozulduğu çakıl taşları hikayelerimin minik kahramanları oluşmaya başladı. Yaptıklarımı herkes çok beğeniyordu. Bu beni daha fazla motive etti.

Malum yoğun ve stresli bir meslek yapıyoruz ve arada bir kendinize nefes almak için küçük alanlar oluşturmak gerektiğini düşünüyorum.   Taşların sihri benimde enerjmi değiştirdi, akşamları ve hafta sonları yarattığım hikayeler  giderek büyüdü. Taşları gördüğüm anda onlardan yaratacağım hikayeleri kurguluyorum ve hemen topluyordum. Bankamızın şehir dışı toplantılarında kaldığımız yerlerden bile taş, ağaç topluyordum. Bu nedenle evin her yerinde taş, denizden gelen ağaç parçaları gibi doğal her türlü malzemeyi bir arada bulabilirsiniz.  Kısaca topladığım taşlar ve diğer malzemeler evin bir atölyeye dönüşmesine sebep oldu.

“Stone Puppets” ismi nereden geliyor? Markanızın ismine nasıl karar verdiniz?

Yola çıkış kızlarımla başlayan bir oyun ile olduğu için isim hakkını onlara vermek istedim. Malum gençlik yaratıcılık açısından bizden ilerde oldukları da kesin. Küçük kızım  Nazlı (hayalleri benden büyük J ) uluslararası bir isim olmalı, dünyaya açılacağın için  diyerek ve  tabi bizim uzun yıllar İngilizcesini geliştirmek için harcadığımız gayretinde ödülü olarak ismini “Stone Puppets “  olmasını istedi.  Taşlarda benim kuklalarım olduğundan neden olmasın dedim. Ve isim böyle doğdu.

Alzheimer Derneği’ne bağış toplama kapsamında sergi açmaya nasıl karar verdiniz? Sizin için özel bir anlamı var ise bizlerle paylaşır mısınız?

Bu işten keyif alırken bir adım daha ileriye gitmek neden olmasın diye düşündüm ve herkesin görebileceği bir platforma taşıma fikri gelişti. Bu arayış ile devam ederken de küçüklüğümüzde okuyup dinlediğimiz  “Hansel ve Gretel” masalında olduğu gibi evinden uzaklaşan çocukların bilmediği bir yere giderlerken evlerini tekrar bulmak için her adımda çantasından bir taşı yere attığı ve dönüş yolunu karıştırmadığı hikayesinden yola çıktım.

Bir söyleşide bir doktor Alzhemier hastalarının durumunu hastalık ilerledikçe beyinlerinin küçülmesi ile anılarını ve yollarını kaybetmesi  ve tekrar yollarını bulamamaları olarak tanımlamış ve bende bundan çok etkilenmiştim.

O zaman benim taşlarımın da masaldaki çocuklar gibi neden onların da yollarını bulmasında ufak da olsa bir katkı sağlamasın diye düşündüm. Ve sonunda benim hayallerimle onların dünyalarına katkı sağlayabilme fikri gelişti. Şehirde bu anlamda aktif faaliyet gösteren Mersin Alzheimer Derneği’ni ziyaret ederek yetkilileri ile bir araya geldim. Onlarda bu tip etkinliklerin kendileri için çok önemli olduğunu belirterek benim heyecanıma ortak oldular. Yılbaşından beri bir araya   gelip tarihleri belirlemeye çalışırken 21 Eylül  Dünya Alzhemier Günü’nde Forum Mersin’in ev sahipliği  ve güzel bir organizasyon ile  Mersin’lilerle buluşturma kararı aldık.  Ve ben hayallerimi paylaşmaktan inanılmaz bir mutluluk duydum ve taşlarım sahiplerini buldukça da  kuş gibi hafifledim. 🙂

Hem kurumsal hayat içerisinde kariyerini başarılı bir şekilde sürdüren hem de sahip olduğu hobiyi sizin gibi geliştirip bir adım öteye taşımak isteyenlere tavsiyeleriniz nelerdir?

İnsan aslında severse her istediği şeyi yapabilir ve zaman ayırabilir bence.  Meslek hayatımın başında çok uzun mesai saatlerim sonunda yorgun olup sadece dinlenmek iken bir süre sonra bunun yetmediğini fark ettim. Bana göre hepimizin en önemli sorunu aslında zamanımızı efektif ve verimli kullanamıyoruz. İş yerinde  8-10 saat mesai yapıyoruz ancak bence bu mesai saatlerimizi dahi yeterince verimli kullanıyor muyuz acaba ?  sorusunu hep sormuşumdur kendime. Zaman yönetimi dediğimiz olguyu biraz dikkatle kullandığımızda  aslında kaliteli alanlar, zamanlar yaratabiliyoruz kendimize.

Daha öncede kumsalda geziyordum, doğaya, taşlara bakıyordum ama farkındalığınızı arttırdığınız zaman dikkat kesilir oluyorsunuz. İşimde konsantrasyonumu artırıp mesai sonrasında eve geldikten sonra da kendime vakit ayırır hale geldim. Tabi ki bunda kızların büyümüş olmalarının da etkisi var. J Kim bilir onlar büyürken benim hayal gücümde arttı herhalde … Kızlarım, eşim hayatımı yenileyen enerji veren beni canlandıran kıymetlilerim her zaman. Taş diye baktığınız şeyler de bir süre sonra gözünüzde gemilere , balonlara evlere , koyunlara, çiçeğe, böceğe vs  dönüşüyor.  Herkese tavsiyem  kendi içlerine bakıp, kendilerini iyi hissedecekleri ama yoğunlukta içlerinde cılız bir ışık gibi duran o heveslerine sahip çıkıp ateşlerini biraz körükleyerek canlandırmalarıdır.  İnanın sonrasında zaman kendiliğinden akıp sizi sevdiğiniz her neyse ona yönlendiriyor.

Biraz da serginizden bahseder misiniz?

Bu ilk sergimi uzun yıllardır  (özellikle son 3 yıldır) yaptığım 115 adet tablo , 140 adet magnet ile gerçekleştirdik. Natural ve boyama taşlarla yapılmış tabloları kendi içlerindeki konseptler de organize ettik. Mersin Forum Alış veriş Merkezi bu tip tamamı bağış olan sergilere gönüllü olarak destek verdiği için onlarda beni bu güzel projede desteklediler ve bize özel bir alan sağladılar. Sergiye Mersin’in üst düzey bürokrat, kamu ve iş adamları da oldukça ilgi gösterdi. Ve tüm gelirini Mersin Alzheimer Derneğine bağışladığım  bu sergiye konu parçaların tamamı  ilk günün sonunda yeni sahiplerini buldu.

Bu tabloların bir özelliği de isteseniz dahi bir eşine sahip olamamanız. Zira aynı taşı bir kez daha bulma ve kullanma şansınız maalesef yok. Dolayısı ile sadece size özel bir esere sahip oluyorsunuz.  Umarım yeni sahiplerine yaptıkları bu hayırlı işle birlikte sevinç ve mutluluk getirirler.

Bundan sonrası için planladığınız projeleriniz var mı?

Bu sergiyi açarken yaptığım tabloların arşivlenmesi için  www.stonepuppets.net adıyla internet sitesi ve  instagram olmak üzere sosyal medya hesapları oluşturdum. Sunumun ne kadar önemli olduğunu öğrendiğimiz bankanın kurumsal kimliği içerisinde büyümemiz ve öğrenmemiz nedeni ile olsa gerek tablo ve magnetleri alanlar için Stonepuppets logolu çanta ve etiketler yaptırdım. Bu özel çalışmalarımı yeni sahiplerine özel ve güzel bir sunumla teslim etmek istedim.

İlerde bu alanları genişletip daha çok insana duyurmak ,  yeni sergiler açmak kim bilir belki bir başka derneğe daha katkıda bulunmak gibi düşüncelerim var.  

Tasarımlarınızı satın almak isteyenler size hangi mecralardan ulaşabilirler?

Kendime ait www.stonepuppets.net ve Stone Puppets İnstagram hesabımdan gönderecekleri direk mesaj ve mailler ile buluşabiliriz. Beğendikleri ürün detaylarını resim ve anlatım ile benimle paylaşırlarsa kendileri ile iletişime geçebilirim.

Bana bu güzel anlatım ve paylaşım fırsatını verdiğiniz için de sizlere de sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum..

Sevgiyle Kalın.

Can

 

Reklamlar

Risk Yönetimi

Risk Yönetimi Grubu; “Kredi Riski Yönetimi&Model Validasyon”, “Portföy Analitiği ve Modelleme” , “Piyasa Riski Yönetimi”, “Operasyonel Risk Yönetimi” ve “Bilgi Güvenliği İzleme” bölümlerinden oluşmaktadır. Risk yönetimi grubu toplam 13 kişiden oluşmaktadır.

Kredi Riski Yönetimi&Model Validasyon:

Kredi Riski Yönetimi çerçevesinde Banka müşterisinin yapılan sözleşme gereklerine uymayarak yükümlülüğünü kısmen veya tamamen zamanında yerine getirememesinden dolayı bankanın karşılaşabileceği zarar büyüklüğünün ölçümü, takibi ve yönetim kurulu tarafından belirlenen limitler içerisinde yönetiminden sorumludur. Müşteri değerlendirme süreçleri kredi riski yönetiminin en önemli ayağını oluşturmaktadır.

Model Validasyon kapsamında ise banka bünyesinde risk ölçümünde kullanılan modellerin doğrulamaları kapsamında faaliyetler yürütülmektedir.

Portföy Analitiği ve Modelleme:

Bölümde tüm işkolları ve müşteri segmentleri için risk analitiği kapsamında analiz çalışmalarında bulunulmakta, banka müşterilerinin değerlendirildiği rating/scoring modelleri geliştirilmekte, bu modellerin kurulumuna analitik destek verilmekte ve performansları takip edilerek gerektiğinde iyileştirilmesi sağlanmaktadır.

Piyasa Riski Yönetim:

Bölüm kapsamında temel olarak kur, faiz oranı, vbg. piyasa parametrelerindeki değişkenliğin bankamız bilanço içi ve dışı pozisyonları üzerinde oluşturduğu riskler belirlenerek, bu risklerin yasal ve içsel risk iştahı normlarında yönetimi sağlanmaktadır.

Temel hedefinde;

  • Banka bilanço yönetimi çerçevesinde maruz kalınan likidite ve faiz riskleri analiz edilmekte, bu çerçevede banka varlık ve yükümlülüklerin en etkin şekilde idaresini temin etmek
  • Banka müşterileri ile yapılan türev ürünler kaynaklı karşı taraf kredi riskleri ölçümlenerek gerekli risk izlenimi gerçekleştirilmek
  • Bankanın alım-satım amaçlı taşıdığı hazine ürünleri portföyünün riskliliğini ölçümlenerek bu risklerin etkin şekilde yönetimini gerçekleştirilmek bulunmaktadır.

Operasyonel Risk Yönetimi:

Operasyonel Risk Yönetimi Bölümü Finansal ve Finansal Olmayan risklerin yönetiminden sorumlu bir bölümdür. İnsan, Sistem, Süreç ve Dış Faktörlerden kaynaklanan risklerin yaşanması sonucunda doğrudan ya da dolaylı olarak zarara uğrama riskinin yönetimini sağlamaktadır.

Temel hedefinde;

  • Banka kayıp veri tabanının oluşturulması ve takibi ile kayıpların Basel Risk Kategori ve Basel Faaliyet kollarına kırılımını sağlamak
  • Risk Kontrol Öz Değerlendirme (RKÖD) ve Anahtar Risk Göstergesi (ARG) takipleri ile bankanın geleceğe yönelik risklerinin belirlenmesi ve yönetimi sağlanması
  • Banka Yönetim Kurulu ve Banka Üst Yönetimini Operasyonel risklere istinaden bilgilendirmek
  • Alternatif Bank İş Sürekliliği Yönetimi kapsamında çalışmaları yapmak bulunmaktadır.

Bilgi Güvenliği İzleme:

Bilgi Güvenliği İzleme Departmanı ana amacı Gizlilik, Bütünlük ve Kullanılabilirlik yönünden, tüm risklerin izlenmesi ile sorumludur.

Temel hedefinde;

  • Bilgi Güvenliği Politikalarına uyum yönünde kontrollerin izlenmesi ve gereklerin belirlenmesi
  • Süreç, yapı ve sistemleri derinlemesine analiz ederek, Gizlilik, Bütünlük ve Kullanılabilirlik yönünden risk izleme metriklerinin ve ilgili riskin tanımlanması,
  • Destek ve Kritik Hizmetler  yönetimi kapsamında risk analizi yapılması
  • Banka Üst Yönetimini ilgili risklere istinaden bilgilendirmek
  • Alternatif Bank İş Sürekliliği çalışmalarına teknik ve güvenlik yönünden destek vermek, İş Etki Analizi, BT Risk çalışmasına destek verilmesi
  • Risk Yönetimi talepleri, teknik ve yasal gerekler doğrultusunda, uygun bir Sistem Günlüğü Mekanizması ve Kayıt Sistemi Altyapısının izlenmesi bulunmaktadır.

2017 MT’lerimiz Aramıza Katıldı!!

2017 yılı MT’lerimiz 05/09/2017 itibariyle aramıza katılarak yeni kariyerlerine ilk adımlarını attılar. Yoğun geçecek bir eğitim döneminin başlangıcında Genel Müdürümüz ve Üst Düzey Yöneticilerimiz ile tanışıp sorularını yöneltme şansı yakaladılar.

07/09/2017 Perşembe günü Genel Müdürlük binamızın terasında gerçekleştirmiş olduğumuz “Aramıza Hoş Geldiniz” kokteylinde MT’lerimiz ve yöneticilerimiz ile birlikte keyifli anlar paylaştık.

MT’lerimize buradan tekrar aramıza hoş geldin diyor, bu güzel birlikteliğin, oluşturacağımız yeni başarı hikayeleri ile uzun yıllar sürmesini diliyoruz.

Kısa sürede paylaştığımız keyif dolu anlardan kareleri sizlerle paylaşıyoruz…