Alternatif Lease Genel Müdürümüz Pelin Lokmanhekim Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Galatasaray Lisesinde orta ve lise öğrenimimi tamamladıktan sonra Boğaziçi Üniversitesi,  İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde İşletme eğitimi aldım. Üniversitede okurken aldığım eğitimi ve öğrendiğim yabancı dilleri kullanmak amacı ile dış ticaret şirketinde çalışmayı hayal ediyordum, öyle de oldu. Dış ticaret firmasında çalışarak profesyonel hayata başladım, fakat daha sonra aradığım işin bu iş olmadığına karar verdim. O dönemde Türkiye için çok yeni bir ürün olan Leasing ile finans sektörüne geçtim.  İlk şirketim Vakıf Leasing’te  satış bölümünde çalışmaya başladım. Alternatif Leasing 4. Leasing şirketim.  Şimdiye kadar bana yol gösteren ve finans sektöründe  çalışmamı sağlayan, sonrasında da çalıştığım sektörü bana sevdiren, her birinden farklı şeyler öğrendiğim çok değişik yöneticilerle çalıştım.

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Sanata, dekorasyona ve güzel şeylere merakım olduğu için iç mimar olmak istiyordum. Benim liseden mezun olduğum dönemde işletme eğitimi almak çok popülerdi, ben de İşletme okumayı seçtim. Şu anda geriye bakınca doğru bir seçim yaptığımı düşünüyorum, diğerleri de benim her zaman ilgilendiğim konular oldu.

7  yıldır  Alternatif Lease’de çalışıyorsunuz. Alternatif Lease’li  olmak sizin için ne ifade ediyor, bizlerle paylaşır mısınız?

Alternatif Lease benim için enteresan bir tecrübe oldu, bir sürü şeyi değiştirebilmek ve şirketimizi gurur duyduğumuz bir performansa taşımak için çok uğraştık.

Biz Alternatif Lease’de güçlü bir  ekip olduk. Başarılar ile beslenen,  işinde fark yaratan, sektörde örnek gösterilen, dikkat çeken , iyi günde ve kötü günde bir arada olan hedef odaklı bir ekip. Şirketimizle, başardıklarımızla ve ekip arkadaşlarımla gurur duyuyorum.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Uzun yıllardır profesyonel olarak çalışıyorum, tabii ki beni etkileyen bir sürü şey oldu.

Sanırım en büyük kırılma anını  2001 krizi sırasında yaşadım.  İş yaşamımda 2001 krizi etkileri ile başa çıkmaya çalışırken (sorunlu müşteriler-kur artışı, açık pozisyonlar vb..) zamanından önce dünyaya gelen oğlum ile özel yaşamımda da bebekli bir hayata uyum sağlamakta epey zorlandım. Oğlum dünyaya geldiğinde bir Leasing şirketinin Genel Müdürü’ydüm. Görevim ve sorumluluklarım dolayısı ile doğumdan iki ay sonra işe döndüm.  Döndüğümde  bankanın CEO’su beni yanına çağırdı, Pelin’cim  sana bir bebek daha veriyorum ama biraz sorunlu diyerek Leasing şirketinin yanı sıra  Factoring şirketinin de Genel Müdürlüğü görevini verdi. Çok çalışman gerekeceği için istiyorsan oğlunu da şirkete getirebilirsin demişti!! Zor bir süreç oldu ama  sonunda dengeyi buldum.

Kadın meslektaşlarıma buradan söylemek istiyorum, her şeyin bir çaresi var,  siz yeter ki yılmayın ve hayallerinizden vazgeçmeyin.

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Bizler yani geleneksel Türk kültüründe yetişenler genel olarak kendi başımıza gelen olumsuz olayları “şanssızlık”, başkalarının elde ettikleri başarıları ise “şans” olarak yorumlama eğilimindeyizdir. Aslında şans ve raslantı dediğimiz olaylar bizlere eşit olarak  yaşadığımız çevrenin, ortamın sunduklarıdır. Başarılı insan ise bunları (şans/raslantı) görüp, değerlendiren insanlardır diye düşünüyorum. Başarı ile ilgili olarak Atatürk’ün bir sözünü hatırlatmak istiyorum; “Başarı başaracağım diye başlayarak sonunda başardım diyenindir”. Özünde başarı, kendine inanmayı seçmenin ve yılmadan denemeye devam etmenin sonucudur diyebilirim.

Ben hayatta başımıza gelen olayların ve karşımıza çıkan insanların boş yere olmadığını ve bizlere bir şeyler öğretmek  için hayatımıza geldiklerine inanıyorum. Portföy yöneticisi olarak çalışırken  müşterim olan uluslararası bir ilaç şirketinin finansman koordinatörü bana; “Hayat bilanço ve kar-zarar tablosu  gibidir, bir tarihte kesit aldığındaki resmi sana gösterir ama bir ay sonra , bir yıl sonra karşına tamamen farklı bir tablo çıkarabilir, nereden baktığına bağlı.” demişti.

Hakikaten ben de çalışma hayatımda ve özel hayatımda bazen bana felaket gibi görünen olayların sonradan geriye dönüp baktığımda gözüme çok farklı göründüğünü, iyi ki o zaman öyle olmuş dediğimi bir çok kez yaşadım.

Sizin için Leasing sektöründe çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

İşini sahiplenerek yapması, piyasa ve sektör ile ilgili bilgileri sürekli takip etmesi, kendisini sürekli geliştirmesi, sadece kendi alanındaki işleri değil işin bütününü görerek çalışması, müşterileri tarafında güven uyandırması ve ekip olmanın öneminin farkında olması.

Kariyeriniz boyunca hiç unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

Bir sürü unutamadığım şey var tabii.

İlk Leasing sözleşmemi, daha bilgisayar sistemimiz hazır olmadığı için Genel Müdür’ün sekreterine yazdırdığım sözleşmeyi  gece yarısı 2’de müşterimizin evinin kapısının altından sabah imzalaması için atmam.

34 yaşımda Genel Müdür olmaya karar vermem ve ne yapıp edip bunu başarmam, sonrasında sorunlarla dolu bir şirketi kurduğumuz ekiple başlangıçta düşe kalka da olsa ayağa kaldırmamız ve başarılı bir şirket yapmamız.

CEO ile birebir yaptığım bir toplantı sırasında  dünyaya erken gelmeye karara veren bebeğimin sinyallerini belli etmemeye çalışarak apar topar toplantıdan çıkıp kendi başıma doğruca hastaneye doğuma  gitmem, sonrasında 2001 krizinin patlaması.

Yabancı  bir Leasing şirketinde çalışırken bir bayram tatilinde oğlumla Euro  Disneyland’da trene binerken, bankanın CEO’sunun cep telefonumdan arayıp Bankanın battığını ve Belçika hükümetinin Bankaya  el koydu diye haber vermesi.

Daha bir sürü var ama bendeki hikayeler bitmez onun için burada kesiyorum.

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

En büyük idolum tabii ki Atatürk. Yaptığı radikal değişiklikler, Türkiye’ye ve Türk insanına olan güçlü inancı, umudunu hiç yitirmemesi hepsi örnek alınacak şeyler.

Kariyerimde, çalıştığım her yöneticiden farklı şeyler öğrendim. Üç kişiyi say derseniz bana Leasing’i ilk öğreten Bülent Taşar, sonra ilk Genel Müdür’lüğümde bana yol gösteren, destek olan ve bilgisiyle tecrübesiyle yoluma ışık tutan Vural Akışık, nasıl iyi ve çok yönlü bir lider olunacağını ve iş yaparken eğlenebileceğimizi de bana gösteren ve her toplantımızda gelişmemizi, yeni bir şey öğrenmemizi sağlayan, Fortis Lease Holding CEO’su Philippe Delva’yı söyleyebilirim.

Genel Müdür olarak bir gününüz nasıl geçiyor bizimle paylaşır mısınız?

Günün en çok sabah saatlerini severim, güne erken başlayanlardanım. Genelin aksine kahvaltı benim için sadece hafta sonu aktivasyonu değil, hafta içi içinde de önemli bir öğündür. İşe geldiğimde o günün ajandası bellidir. Plan, program ve düzen benim için önemlidir, akışa bırakmak sanırım pek bana göre değil.  Planlı randevular ve komitelerden kalan zamanlarımda Şirket içinde tüm departmanları dolaşırım, herkes ile sohbet ederim, ekip arkadaşlarımdan  gelen görüşler benim için çok önemli.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Yaptığım iş ve bulunduğum sektör itibari ile bu işin ekip işi olduğunu savunurum, dolayısı ile beraber çalıştığım ekip arkadaşlarımın fikirlerine önem vererek tüm ekibin katılımını sağlamaya çalışırım. Ne iş yaparsa yapsın bir insanın işini severek yapması o işi farklı kılıyor, bu yüzden çalışma arkadaşlarımı  işini severek yapması ve  bütünü görmeleri için teşvik ederim.

Öte taraftan Şirketimizde yeni bir şeyler öğrenmek, yapmak ve geliştirmek üzere ekip arkadaşlarımı sürekli motive ederim. Geçen sene optimizasyon projesi başlattık, çalışma grupları oluşturduk, daha iyisini nasıl yaparız sorusunu sıklıkla sorguluyoruz. Kağıtsız ortama kademeli olarak geçiyoruz, imzala gönder ile e-imza kullanmaya başladık. Veri analizi yapmak üzere gruplar kurduk, veri havuzumuzu kullanarak kategorizasyonlar yapmayı ve bu kategorizasyona göre çalışma modelleri geliştirmeyi hedefliyoruz.

Son olarak sorundan ziyade çözüme odaklanırım, bunun vakit kaybını önlediğini düşünüyorum, karar verildiğinde ise alınacak aksiyonların takibini yaparım.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Okumayı ve seyahat etmeyi  seviyorum, her ikisinde de farklı bakış açıları ve farklı yaşamlar görüyorsunuz. Fırsat buldukça zaman ayırıyorum, okuma konusunda hergün diyebilirim, seyahat konusunda ise istediğim sıklığı emeklilik dönemimde yakalayabilmeyi umuyorum. Son yıllarda her sene daha önce görmediğim ve görmek istediğim en az bir ülkeye gitmeyi hedefledim.

Haftada üç gün düzenli olarak spor yaparım, diğer günlerde de en az iki gün yürüyüş yapıyorum.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Kitap okumayı çok severim, en son okuduğum kitaptan etkilendim ve kendi hayatıma ve Şirketimize uygulamak üzere çalışıyorum. İsmi “Alışkanlıkların Gücü”, yazarı bir gazeteci Charles Duhingg.  Kitabı okuduğunuzda, bazı insanların ve şirketlerin kendilerini nasıl değiştirebildiklerini, bazılarınınsa neden yıllarca uğraştıkları halde değişmeyi başaramadıklarını anlıyorsunuz. Yazar “Alışkanlıklarınızı yok edemezsiniz, sadece değiştirebilirsiniz” tezini ortaya koyarak alışkanlıkların nedenini, yeni alışkanlıklar kazanmanın/kazandırmanın yollarını ve istenmeyen alışkanlıklardan kurtulmak için yapılması gerekenleri anlatıyor.

Tavsiye edeceğim bir başka kitap Rabin Sharma’nın “Ünvansız Lider” kitabı. Yazar yüksek performans göstermek, iyi iş çıkarmak, işine ve kendine değer katmak için illa birileri tarafından verilmiş bir ünvana ihtiyaç olmadığını vurguluyor. 4 öğreti ve kurallarını anlaran kitap, Lider olmanız için hiçbir ünvana ihtiyacınız yoktur düşüncesini anlatıyor.

Kariyerine Leasing sektöründe başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

– Hangi  işi yaparsanız yapın severek yapın.

– Sorunlar ile beraber çözümleri de görmek için kendinizi zorlayın, çözümlere odaklanmak kazandırır.

– Size zarar veren alışkanlıklarınızın yerini sizi besleyen, iyi gelen alışkanlıklarınız ile değiştirin.

– En önemlisi işiniz yaparken bu üçlüyü sakın ihmal etmeyin ; “Akıl-Emek-Yürek”. Birinden biri eksik olmasın.

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Benim hayallerim hiç bitmez. Teknolojinin bu kadar hızlı geliştiği dünyamızda her yöneticinin teknolojiyi yakın takip etmesi gerektiğine inanıyorum.  Öte taraftan  yeni kuşak ile iletişimin ne kadar önemli olduğunun da  farkındayım. Bununla ilgili olarak teknoloji yakından takip ederek ve yeni kuşağı anlamak için eğitimler alarak, yaşayarak  ben de kendimi  sürekli geliştirmeye çalışıyorum.   İnanıyorum ki  5 yıl sonra bilgiye ulaşmak daha da kolay olacaktır, fakat tecrübe ile edinilen bilgilerimin yeni nesillere aktarılmasında gerek profesyonel hayatımda gerekse günlük hayatta daha aktif rol alacağımı düşünüyorum. Gelecekte  liderlerin özgür irade ile karar verenlerden çıkacağını düşünüyorum, bilgi birikimimi aktarabileceğim platformlarda yer alarak  genç kuşaklar ile iletişimde olmak gelecek hayalim diyebilirim.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Teşekkür ederim.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: