Bilgi Teknolojileri ve Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcımız Esra Beyzadeoğlu Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

1995’te İstanbul Atatürk Fen Lisesi’nden, 2000’de Galatasaray Üniversitesi Endüstri Muhendisliği’nden mezun oldum. İş hayatına 2000 yılında Osmanlı Bankası’nda MT eğitimi ardından Teknoloji organizasyonunda başladım. Osmanlı Bankası’ndan sonra 4 sene kadar Ziraat Bankası’nın Teknoloji şirketinde daha sonra 6 sene Yönetim ve Teknoloji danışmanlığı yapan Accenture Danışmanlık’ta çeşitli görevlerde yöneticilik yaptım. Bankamız’a gelmeden önce son olarak yaklaşık 7 sene Akbank Bilgi Teknolojileri’nde Bölüm Başkanı olarak çalıştım. Bu süreçte 2013-2015 arasında Sabancı Üniversitesi’nde executive MBA programını tamamladım.

Özetle 2000 senesinde mezuniyet sonrası bir bankanın teknoloji organizasyonunda başlayan kariyerim 18 yıldır aynı alanlarda farklı görevler, projeler, kurumlar ve ekiplerle zenginleşerek devam etti.

Osmanlı Bankası, Emlak Bankası, Ziraat ve Halk Bankası, İş Bankası, Yapı Kredi, EurobankTekfen(şimdi Burgan),Akbank gibi çok önemli pek çok bankanın teknoloji, süreç, dijital dönüşüm ve gelişimlerinde katkıda bulunduğum güzel deneyimler elde ettim.

Yapı olarak hep yeni şeyler öğrenmeye, çalışmaya, başarıyla beslenmeye odaklı dışa dönük bir kişiliğe sahip olduğumu söyleyebilirim. Bu sebeple hep ileriye adım atmak benim için önemli olmuştur. Ne mutlu ki mottosu Birlikte Hep İleri olan bir Banka’da kariyerim daha da gelişiyor…

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Lise eğitimim dönüm noktam olmuştur benim pek çok konuda. Fen Matematik alanında eğitim almaya 14 yaşındayken karar vermiş oluyor insan Fen Lisesi’ne gidince. En azından eskiden öyleydi.

Lise öncesinde kafalar biraz daha karışık…Bir dönem Diş hekimi olmak istemiştim  çok sevdiğim dayım diş hekimiydi), sonra bir ara politika okumak istediğimi hatırlıyorum…

Sosyal yapım, belki edebiyatçı anne baba genleri bilemiyorum Fen Lisesi biterken tercihim en sosyal mühendislik oldu…Endüstri Mühendisliği’nin farklı açılımlar yapabilme özelliği ile bana hitap edebileceğini düşünmüştüm. Hep çok severek okudum ve iş hayatında da severek yaptım her işimi…Sistem kurmak, çözüm bulmak, öğrenmeyi öğrenmek, lise ve devamında üniversitemde aldığım jeneralist bakış diyebileceğimiz bir altyapı ve eğitimin yarattığı farkı hep iyi kullandım.

Bankamızda bizimle birlikte geçirdiğiniz 6 aylık dönemi nasıl değerlendirirsiniz?

Baş döndürücü, sıcak, yapılması gereken çok şeyin olduğu ama bunu yapmaya da bir o kadar istekli ve hevesli harika insanların olduğu bir ekiple geçen 6 ay. Stratejik bir değerlendirme çalışması sonrası 2-3 yıllık bir yol haritası ve dijital dönüşüm adımları planlamış durumdayız. Yapmamız gereken çok proje, tamamlamamız gereken pek çok yetkinlik var. En anlamlı en faydalı olanlara odaklanarak hızlıca ilerlemeye gayret ediyoruz. Bankaya başlarken Bilgi Teknolojileri’nden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak adım atmıştım. Bu 6 aylık dönemde CRM, Dijital Bankacılık ve Süreç ekiplerinin kuruluşu ve banka içindeki eksiklerin giderilmesine yönelik yeni sorumluluk alanlarım oldu. Çok heyecanlıyım. Her gün işe bu heyecanla gelmek harika bir duygu.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Kariyer yolculuğuma baktığımda; “comfort zone” denilen insanın kendisini rahat hissetmeye başladığı belki öğrenmenin marjinal olarak azaldığı noktalarda iş değiştirebilme cesaretini gösterebildiğimi görüyorum. Osmanlı Bankası’nda çalışırken Garanti Bankası’na geçmek yerine tamamen sıfırdan yeni bankacılık uygulamaları geliştirileceği için Ziraat Teknoloji’ye geçmek, 4 sene bankayı tamamen dağıtık yapıdan merkezi sistemlere geçirdikten sonra temposu yoğun danışmanlık sektörüne geçmek vb. Çünkü o konfor alanı gelişimin düşmanı aslında. Doğru zamanlarda bu kararı alabilmek ve bir adım öteye gidebilmek önemli.

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

%10-20 bandında bir etkisi olabilirJ Gerisinin tamamen çalışmaya bağlı olduğunu düşünüyorum. Şans etkisi doğru insanlarla doğru zamanlarda karşılaşmış olmakla ilgili olarak vardır. Ama o insanlar üzerinde bıraktığınız etki veya iş sonuçlarınız olmasa sonrası gelmez. Benim için böyle oldu en azından 18 yıldan uzun bir zamandır aralıksız ve yoğun şekilde çalışıyorum. Hiç bir zaman aa bu başarıyı beklemiyordum kucağımda buldum demedim her başarının arkasında ter damlalarım tırnak izlerim vardır :).

Sizin için Bilgi Teknolojileri Grubu’nda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Bu soruyu sadece Bilgi Teknolojileri grubu diye cevaplamayayım. Bence hangi iş olursa olsun tutkuyla ve severek yapan personel (kendim dahil) olmak mühim. Yoksa iş bir şekilde olur siz yapmazsanız yapan bulunur.

Kariyeriniz boyunca hiç unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

2015 ve 2016 yıllarında iki farklı ödül aldım. 2015’te Steview Global Business Awards’ta IT Executive of the Year, 2016’da Women Empowerment and Leadership Summit’te “Best VP of the Year” kategorilerinde. Bu sene de kısa bir süre olmasına rağmen Kagider ve Microsoft’un Yılın Kadın Teknoloji Liderleri yarışmasında Yılın Kadın CIO’su kategorisinde finale kaldım. Bunlar benim ve çalıştığım kurum için gurur verici ve beni motive eden şeyler. Beni besledi herbiri unutulmayacak şekilde anılarımdalar.

Bunlardan farklı ama yine unutamayacağım bir başkası da yine çok hoş bir anı.

Bir önceki işyerim Akbank’ta Bilgi Teknolojileri içinde çok sayıda sorumluluğum vardı. Bunlardan birisi 1200 kişilik teknoloji organizasyonunun motivasyon ve bağlılığını artırmaktı. Bu kapsamdaki aktivitelerden biri olarak bir tiyatro klübü kurulmasına öncülük edip 3 sene farklı 3 oyunda da rol aldım.

Sahneye bambaşka görünümlerle çıkmak unutulmaz bir deneyim oldu. O zamanlar 5-6 yaşlarında olan oğlum da oyunları izledi. Bence bu unutulmaz, keyifli, oğluma da anı olarak bırakabildiğimi düşündüğüm bir şey oldu :).

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

Annem ve babamdan örnek aldığım parçalar var. Babam çok çalışkan biridir mesela. Edebiyat profesörüdür. 67 yaşında yaş haddinden mecburen emekli olup 74 yaşına kadar özel üniversitelerde çalışmaya devam etti. 25 30 yıldır hemen hemen her sabah 4-5 km yürür. Asla üşenmez sürekli bişeyler yapar.

Annem görebileceğiniz en pozitif en hayata bağlı insanlardandır. O da emekli öğretmendir. Doğuştan kalça çıkıklığı ile gelişen yıllarca ağrılı geçirdiği bir çalışma hayatı ve sonrasında protez ameliyatı. Bu süreçte 40’lı yaşlardan sonra yapılan master. Tüm bu zaman içinde bir kere karamsar, yılgın, vazgeçmiş ve neşesiz hatırlamıyorum kendisini.

İkisi örnek oluyorlar bu açılardan hep hissederim etkilerini üzerimde…

Genel Müdür Yardımcısı olarak bir gününüz nasıl geçiyor bizimle paylaşır mısınız?

Ben planlı ve organize çalışmayı severim. Sorumluluğum olan alanlarda veya yeni konularda hiç bilmesem bile girip öğrenmek ve doğru soruları sormayı kritik görürüm.

Günü kurtarsak bile geri planda hep büyük resimde stratejik yol haritalarımız olmalıdır bana göre.

Görev gereği rutin bir akışım yok. Yönettiğim her alanın iş listeleri, stratejik programları, taktik konuları günümün parçalarını oluşturuyor.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Bu çok önemli benim için. Ben de ekibin bir parçasıyım. Motivasyonumu sağlamak için ne yapmam gerekiyorsa ekibimle düşünmeye çalışırım. İş hayatı özel hayatlarımızdan daha fazla zaman alan parçalar. Eşimizden çocuğumuzdan çok işyerindeki arkadaşlarımızı görüyoruz bazen. Huzurlu çalışmak ve birlikte başarmak için motive olmamız şart.

Kendi içimizde kısa süre de olsa yaptığımız “Yöresel Yemekler Şenliği”, “Tarihi Simit Fırını Simitleri”,”Baharı Karşılama Meyve İkramları”, yine kendi içimizden arkadaşlarımızla başlattığımız öğle araları “Ruhu Besle Seansları” adını verdiğimiz seminer paylaşımlarını sayabilirim.

“Ruhu Besle” seansları kapsamında “Sevginin 5 Dili” konulu harika bir sunum yaptı bir arkadaşımız mesela. Benim de daha önceki işyerimde hazırladığım 2 ayrı sunumum var “Şairler ve Aşkları”  ve “Aşık Ressamlar”. En kısa zamanda bunları planlıyor olucaz.

Kendi başarı hikayelerimizi yazmak ve paylaşmak da bunların bir parçası. Banka içi dışı seminerler sunumlar yayınlar, banka içi başarılı proje geçişleri…Tüm bunları takdirle kutlamaya çalışıyoruz.

Bankamız’ın İnsan Kaynakları’nın uygulamalarına da bayılıyorum bu arada. Hepsi sıcacık kalbe insana dokunan şeyler…Anneler gününde Darüşşafaka’ya bağış, karne gününde izin, tatil dönüşü karşılama maili, doğumgününde kitap hediyesi…hepsi çok değerli bence.

Bankamızda rebranding çalışmaları ile  beraber yeni bir dönem başladı. Yeni dönemle ilgili görüşleriniz nelerdir?

Enerji fışkırıyor yeni dönemden bence. En azından ben bankamın ismi geçtiğinde kendimi hevesli mutlu ve enerjik hissediyorum. Kaan Bey’in üst yönetimin yönetim kurulumuzun desteği ve vizyonu bunun en büyük kaynağı. Süper pozitifim.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Özellikle son 4 yıldır düzenli spor yapıyorum. Geniş çevresi olan sosyal biri olduğumu söyleyebilirim. Seyahat etmekten, edebiyatla ilgilenmekten, sosyal sorumluluk kapsamında lise mezunlar derneğimde çalışıp aktif mentorluk görevleri almaktan mutuluk duyuyorum.

İş dışı en büyük mesaim ise 8 yaşındaki oğlum. Hayata bağ ve güçlü durmak için küçük çengelli iğnem o benim.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Yok sanırım. İşin içeriğine göre okuduğum kitaplar oluyor ama iş hayatının en iyi iş hayatının içinde öğrenilebileceğini düşünüyorum. Hayata yaklaşımınızla ilintili olarak pozitif bakmanın önemine inanıyorum. Belki bu açıdan La Vita e Bella filmini tavsiye edebilirim. Her ne şart olursa olsun hep pozitif kalabilmek için…

Kariyerine Bilgi Teknolojileri Grubu’nda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Bir bankanın teknoloji grubunda olmak zevkli dinamik daima kendini yenilemeyi gerektiren birşey. Yerinde durmak yok. Hep öğrenmek var. Teknoloji durmuyor çünkü. Bu da daha önce bahsettiğim işini tutkuyla yapan çalışan noktasına getiriyor beni yine. İstekli hevesli ve tutkulu olun. Büyük resmi anlamaya nasıl değer yarattığınızı görmeye çalışın.

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Çok işimiz varJ Bankamızın dijital dönüşümünü yapıcaz. Ana bankacılığımızı teknik ve fonksiyonel olarak yenilicez. Süreçlerimizi baştan ele alıcaz. CRM yetkinliğimizi oluşturucaz. Bankamızın önünü açmak içeride dışarıda teknolojik açıdan en doğru en fayda sağlayan işleri yapmak gibi ulvi bir görevim olduğunu düşünüyorum. Hergün hayal ediyorum ve gerçek gibi yaşıyorum bu düşündüklerimi. Hepsi bir bir gerçek oluyor olacak oldu :).

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Teknoloji ve dijital hayatımızın çok içinde. Bankalarda bu ekipler işin içinde olmalı ve anlamalı.Çözümleri buna göre üretmeli. Bu yüzden karşılıklı destek istiyorum herkesten. Yaklaşmak iç içe olmak anlamak anlaşmak için. Keyifli röportaj için de teşekkür ediyorum.

Reklamlar

Etiketlendi:, , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: