Kategori arşivi: Kariyerimde Alternatif Bank

Bilgi Teknolojileri ve Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcımız Esra Beyzadeoğlu Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

1995’te İstanbul Atatürk Fen Lisesi’nden, 2000’de Galatasaray Üniversitesi Endüstri Muhendisliği’nden mezun oldum. İş hayatına 2000 yılında Osmanlı Bankası’nda MT eğitimi ardından Teknoloji organizasyonunda başladım. Osmanlı Bankası’ndan sonra 4 sene kadar Ziraat Bankası’nın Teknoloji şirketinde daha sonra 6 sene Yönetim ve Teknoloji danışmanlığı yapan Accenture Danışmanlık’ta çeşitli görevlerde yöneticilik yaptım. Bankamız’a gelmeden önce son olarak yaklaşık 7 sene Akbank Bilgi Teknolojileri’nde Bölüm Başkanı olarak çalıştım. Bu süreçte 2013-2015 arasında Sabancı Üniversitesi’nde executive MBA programını tamamladım.

Özetle 2000 senesinde mezuniyet sonrası bir bankanın teknoloji organizasyonunda başlayan kariyerim 18 yıldır aynı alanlarda farklı görevler, projeler, kurumlar ve ekiplerle zenginleşerek devam etti.

Osmanlı Bankası, Emlak Bankası, Ziraat ve Halk Bankası, İş Bankası, Yapı Kredi, EurobankTekfen(şimdi Burgan),Akbank gibi çok önemli pek çok bankanın teknoloji, süreç, dijital dönüşüm ve gelişimlerinde katkıda bulunduğum güzel deneyimler elde ettim.

Yapı olarak hep yeni şeyler öğrenmeye, çalışmaya, başarıyla beslenmeye odaklı dışa dönük bir kişiliğe sahip olduğumu söyleyebilirim. Bu sebeple hep ileriye adım atmak benim için önemli olmuştur. Ne mutlu ki mottosu Birlikte Hep İleri olan bir Banka’da kariyerim daha da gelişiyor…

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Lise eğitimim dönüm noktam olmuştur benim pek çok konuda. Fen Matematik alanında eğitim almaya 14 yaşındayken karar vermiş oluyor insan Fen Lisesi’ne gidince. En azından eskiden öyleydi.

Lise öncesinde kafalar biraz daha karışık…Bir dönem Diş hekimi olmak istemiştim  çok sevdiğim dayım diş hekimiydi), sonra bir ara politika okumak istediğimi hatırlıyorum…

Sosyal yapım, belki edebiyatçı anne baba genleri bilemiyorum Fen Lisesi biterken tercihim en sosyal mühendislik oldu…Endüstri Mühendisliği’nin farklı açılımlar yapabilme özelliği ile bana hitap edebileceğini düşünmüştüm. Hep çok severek okudum ve iş hayatında da severek yaptım her işimi…Sistem kurmak, çözüm bulmak, öğrenmeyi öğrenmek, lise ve devamında üniversitemde aldığım jeneralist bakış diyebileceğimiz bir altyapı ve eğitimin yarattığı farkı hep iyi kullandım.

Bankamızda bizimle birlikte geçirdiğiniz 6 aylık dönemi nasıl değerlendirirsiniz?

Baş döndürücü, sıcak, yapılması gereken çok şeyin olduğu ama bunu yapmaya da bir o kadar istekli ve hevesli harika insanların olduğu bir ekiple geçen 6 ay. Stratejik bir değerlendirme çalışması sonrası 2-3 yıllık bir yol haritası ve dijital dönüşüm adımları planlamış durumdayız. Yapmamız gereken çok proje, tamamlamamız gereken pek çok yetkinlik var. En anlamlı en faydalı olanlara odaklanarak hızlıca ilerlemeye gayret ediyoruz. Bankaya başlarken Bilgi Teknolojileri’nden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak adım atmıştım. Bu 6 aylık dönemde CRM, Dijital Bankacılık ve Süreç ekiplerinin kuruluşu ve banka içindeki eksiklerin giderilmesine yönelik yeni sorumluluk alanlarım oldu. Çok heyecanlıyım. Her gün işe bu heyecanla gelmek harika bir duygu.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Kariyer yolculuğuma baktığımda; “comfort zone” denilen insanın kendisini rahat hissetmeye başladığı belki öğrenmenin marjinal olarak azaldığı noktalarda iş değiştirebilme cesaretini gösterebildiğimi görüyorum. Osmanlı Bankası’nda çalışırken Garanti Bankası’na geçmek yerine tamamen sıfırdan yeni bankacılık uygulamaları geliştirileceği için Ziraat Teknoloji’ye geçmek, 4 sene bankayı tamamen dağıtık yapıdan merkezi sistemlere geçirdikten sonra temposu yoğun danışmanlık sektörüne geçmek vb. Çünkü o konfor alanı gelişimin düşmanı aslında. Doğru zamanlarda bu kararı alabilmek ve bir adım öteye gidebilmek önemli.

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

%10-20 bandında bir etkisi olabilirJ Gerisinin tamamen çalışmaya bağlı olduğunu düşünüyorum. Şans etkisi doğru insanlarla doğru zamanlarda karşılaşmış olmakla ilgili olarak vardır. Ama o insanlar üzerinde bıraktığınız etki veya iş sonuçlarınız olmasa sonrası gelmez. Benim için böyle oldu en azından 18 yıldan uzun bir zamandır aralıksız ve yoğun şekilde çalışıyorum. Hiç bir zaman aa bu başarıyı beklemiyordum kucağımda buldum demedim her başarının arkasında ter damlalarım tırnak izlerim vardır :).

Sizin için Bilgi Teknolojileri Grubu’nda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Bu soruyu sadece Bilgi Teknolojileri grubu diye cevaplamayayım. Bence hangi iş olursa olsun tutkuyla ve severek yapan personel (kendim dahil) olmak mühim. Yoksa iş bir şekilde olur siz yapmazsanız yapan bulunur.

Kariyeriniz boyunca hiç unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

2015 ve 2016 yıllarında iki farklı ödül aldım. 2015’te Steview Global Business Awards’ta IT Executive of the Year, 2016’da Women Empowerment and Leadership Summit’te “Best VP of the Year” kategorilerinde. Bu sene de kısa bir süre olmasına rağmen Kagider ve Microsoft’un Yılın Kadın Teknoloji Liderleri yarışmasında Yılın Kadın CIO’su kategorisinde finale kaldım. Bunlar benim ve çalıştığım kurum için gurur verici ve beni motive eden şeyler. Beni besledi herbiri unutulmayacak şekilde anılarımdalar.

Bunlardan farklı ama yine unutamayacağım bir başkası da yine çok hoş bir anı.

Bir önceki işyerim Akbank’ta Bilgi Teknolojileri içinde çok sayıda sorumluluğum vardı. Bunlardan birisi 1200 kişilik teknoloji organizasyonunun motivasyon ve bağlılığını artırmaktı. Bu kapsamdaki aktivitelerden biri olarak bir tiyatro klübü kurulmasına öncülük edip 3 sene farklı 3 oyunda da rol aldım.

Sahneye bambaşka görünümlerle çıkmak unutulmaz bir deneyim oldu. O zamanlar 5-6 yaşlarında olan oğlum da oyunları izledi. Bence bu unutulmaz, keyifli, oğluma da anı olarak bırakabildiğimi düşündüğüm bir şey oldu :).

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

Annem ve babamdan örnek aldığım parçalar var. Babam çok çalışkan biridir mesela. Edebiyat profesörüdür. 67 yaşında yaş haddinden mecburen emekli olup 74 yaşına kadar özel üniversitelerde çalışmaya devam etti. 25 30 yıldır hemen hemen her sabah 4-5 km yürür. Asla üşenmez sürekli bişeyler yapar.

Annem görebileceğiniz en pozitif en hayata bağlı insanlardandır. O da emekli öğretmendir. Doğuştan kalça çıkıklığı ile gelişen yıllarca ağrılı geçirdiği bir çalışma hayatı ve sonrasında protez ameliyatı. Bu süreçte 40’lı yaşlardan sonra yapılan master. Tüm bu zaman içinde bir kere karamsar, yılgın, vazgeçmiş ve neşesiz hatırlamıyorum kendisini.

İkisi örnek oluyorlar bu açılardan hep hissederim etkilerini üzerimde…

Genel Müdür Yardımcısı olarak bir gününüz nasıl geçiyor bizimle paylaşır mısınız?

Ben planlı ve organize çalışmayı severim. Sorumluluğum olan alanlarda veya yeni konularda hiç bilmesem bile girip öğrenmek ve doğru soruları sormayı kritik görürüm.

Günü kurtarsak bile geri planda hep büyük resimde stratejik yol haritalarımız olmalıdır bana göre.

Görev gereği rutin bir akışım yok. Yönettiğim her alanın iş listeleri, stratejik programları, taktik konuları günümün parçalarını oluşturuyor.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Bu çok önemli benim için. Ben de ekibin bir parçasıyım. Motivasyonumu sağlamak için ne yapmam gerekiyorsa ekibimle düşünmeye çalışırım. İş hayatı özel hayatlarımızdan daha fazla zaman alan parçalar. Eşimizden çocuğumuzdan çok işyerindeki arkadaşlarımızı görüyoruz bazen. Huzurlu çalışmak ve birlikte başarmak için motive olmamız şart.

Kendi içimizde kısa süre de olsa yaptığımız “Yöresel Yemekler Şenliği”, “Tarihi Simit Fırını Simitleri”,”Baharı Karşılama Meyve İkramları”, yine kendi içimizden arkadaşlarımızla başlattığımız öğle araları “Ruhu Besle Seansları” adını verdiğimiz seminer paylaşımlarını sayabilirim.

“Ruhu Besle” seansları kapsamında “Sevginin 5 Dili” konulu harika bir sunum yaptı bir arkadaşımız mesela. Benim de daha önceki işyerimde hazırladığım 2 ayrı sunumum var “Şairler ve Aşkları”  ve “Aşık Ressamlar”. En kısa zamanda bunları planlıyor olucaz.

Kendi başarı hikayelerimizi yazmak ve paylaşmak da bunların bir parçası. Banka içi dışı seminerler sunumlar yayınlar, banka içi başarılı proje geçişleri…Tüm bunları takdirle kutlamaya çalışıyoruz.

Bankamız’ın İnsan Kaynakları’nın uygulamalarına da bayılıyorum bu arada. Hepsi sıcacık kalbe insana dokunan şeyler…Anneler gününde Darüşşafaka’ya bağış, karne gününde izin, tatil dönüşü karşılama maili, doğumgününde kitap hediyesi…hepsi çok değerli bence.

Bankamızda rebranding çalışmaları ile  beraber yeni bir dönem başladı. Yeni dönemle ilgili görüşleriniz nelerdir?

Enerji fışkırıyor yeni dönemden bence. En azından ben bankamın ismi geçtiğinde kendimi hevesli mutlu ve enerjik hissediyorum. Kaan Bey’in üst yönetimin yönetim kurulumuzun desteği ve vizyonu bunun en büyük kaynağı. Süper pozitifim.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Özellikle son 4 yıldır düzenli spor yapıyorum. Geniş çevresi olan sosyal biri olduğumu söyleyebilirim. Seyahat etmekten, edebiyatla ilgilenmekten, sosyal sorumluluk kapsamında lise mezunlar derneğimde çalışıp aktif mentorluk görevleri almaktan mutuluk duyuyorum.

İş dışı en büyük mesaim ise 8 yaşındaki oğlum. Hayata bağ ve güçlü durmak için küçük çengelli iğnem o benim.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Yok sanırım. İşin içeriğine göre okuduğum kitaplar oluyor ama iş hayatının en iyi iş hayatının içinde öğrenilebileceğini düşünüyorum. Hayata yaklaşımınızla ilintili olarak pozitif bakmanın önemine inanıyorum. Belki bu açıdan La Vita e Bella filmini tavsiye edebilirim. Her ne şart olursa olsun hep pozitif kalabilmek için…

Kariyerine Bilgi Teknolojileri Grubu’nda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Bir bankanın teknoloji grubunda olmak zevkli dinamik daima kendini yenilemeyi gerektiren birşey. Yerinde durmak yok. Hep öğrenmek var. Teknoloji durmuyor çünkü. Bu da daha önce bahsettiğim işini tutkuyla yapan çalışan noktasına getiriyor beni yine. İstekli hevesli ve tutkulu olun. Büyük resmi anlamaya nasıl değer yarattığınızı görmeye çalışın.

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Çok işimiz varJ Bankamızın dijital dönüşümünü yapıcaz. Ana bankacılığımızı teknik ve fonksiyonel olarak yenilicez. Süreçlerimizi baştan ele alıcaz. CRM yetkinliğimizi oluşturucaz. Bankamızın önünü açmak içeride dışarıda teknolojik açıdan en doğru en fayda sağlayan işleri yapmak gibi ulvi bir görevim olduğunu düşünüyorum. Hergün hayal ediyorum ve gerçek gibi yaşıyorum bu düşündüklerimi. Hepsi bir bir gerçek oluyor olacak oldu :).

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Teknoloji ve dijital hayatımızın çok içinde. Bankalarda bu ekipler işin içinde olmalı ve anlamalı.Çözümleri buna göre üretmeli. Bu yüzden karşılıklı destek istiyorum herkesten. Yaklaşmak iç içe olmak anlamak anlaşmak için. Keyifli röportaj için de teşekkür ediyorum.

Mali İşler ve Planlama Genel Müdür Yardımcımız Önder Özcan Hakkında Merak Edilenler..

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Çocukluğumda baskın bir hayalim yoktu ama biliyorum ki yeniden dünyaya gelsem yine şu an yaptığım işi yapmak isterim.

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Adana’da doğdum. Adana Anadolu Lisesini ve sonra ODTÜ işletme bölümünü bitirdim. Kariyerime Alternatif Bank MT’si olarak yine bu bölümde başladım. Denizbank’a Yönetim Raporlama ve Bütçe Planlama grubuna müdür yardımcısı olarak geçtim.  Son 4 yıldır yine aynı bölümün Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütüyordum ve bu yılın başlarında kariyerime başladığım yere; hatta kariyerimin başından beri hayal ettiğim noktaya; Alternatif Bank Mali İşlerden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak yuvama geri döndüm.

Kariyerine Bankamızda MT olarak başlamış, sonrasında farklı bir kurumda deneyimlere sahip olmuş ve en son Bankamıza Üst Düzey Yönetici pozisyonunda dönme başarısını göstermiş bir yöneticimiz olarak Alternatif Bank deneyiminizi nasıl değerlendirirsiniz?

Ben iş hayatına başladığımda da Alternatif Bank çalışanlarına değer veren, insancıl, başarılı ve oldukça bilinen bir markaydı. Benim bu noktaya gelememin ilk adımı ve temel taşı Alternatif Bank’tır. Mali işler bölümünde yapılan bütün işlerde emeğim ve katkım vardı. Resmi raporlamadan, şube raporlamaya, IFRS-BDDK konsolidasyonundan işkolu raporlamaya herşeyi burada ögrendim ve yaptım. Bu da bana sonraki kariyerimde inanılmaz katkı sağladı. Özetle şu an bulunduğum nokta Alternatif Bank’ta öğrendiklerimin bir sonucudur.

MT olmak sizin için ne anlam ifade ediyor?

Öncelikle MT olmak, yüzlerce binlerce aday arasından seçilmiş olmak demektir. Bu size farklı bir özgüven aşılıyor. Yaklaşık 4 aylık eğitimle bankacılığa farklı bir giriş yapıyorsunuz. Eğitim boyunca, sadece ait olduğunuz bölüm değil, banka ne yapar nasıl yapar gibi soruların cevabını da buluyorsunuz. Teknik konuların yanında, yönetsel becerileriniz, davranış ve giyim kuşam konularına kadar sizi farklılaştıracak eğitimler de alıyorsunuz. MT olmak ayrıcalıktır.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Benim kariyerimde kırılma noktası, 2006 yılında sektörden ayrılıp babamın işinde çalışmak istediğimde, babamın hayır olmaz sen kariyer yapacaksın demesidir :).

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Ben kariyer yolunda şansın ve fırsatların çok önemli olduğunu düşünen, bilen ve yaşayan birisiyimdir. Ancak karşınıza çıktığında o fırsatları değerlendirecek donanımda olmanız da gereklidir. Başarı için çok daha önemli olan, çalışmak ve çok çalışmaktır.

Sizin için Mali İşler ve Planlama Grubu’nda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir? Kariyerine Mali İşler ve Planlama Grubu’nda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Bizim bölümde çalışmak isteyen arkadaşların biraz da olsa muhasebe biliyor olmaları, sorgulayıcı yaklaşımları, hevesli ve istekli olmaları onları her zaman bir adım öne  taşıyacaktır.  Bununla birlikte hayatın her aşamasında harekete geçmeden önce vizyon belirlemelerini öneririm. Doğru bir vizyon, odaklanmak ve bu doğrultuda gerekli donananımı elde etmek başarıya ulaşmada işlerine çok yarayacaktır. Ne iş yaparsanız yapın işinizi tutkuyla yapmanın şart olduğunu düşünüyorum. Böylece sizi başarıya götürecek yolda zorluklarla mücadelede daha kolay motive olacağınıza inanıyorum.

Kariyeriniz boyunca hiç unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

Alternatif Bank’ta ilk genel müdür yardımcım ben işe başladıktan 2 ay sonra  işe başlamıştı. Yaklaşık 2 yıl birlikte çalıştıktan sonra başka bankaya transfer olup gitmeden hemen önce beni odasına çağırıp veda konuşması yaptı. Konuşmanın sonunda oturduğu koltuğun kolçağına vurup “ileride seni de bu koltukta görmek istiyorum” dedi. Benim için unutulmaz bir anıdır ve şimdi çok daha anlamlı bir anıya dönüştü.

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

İdol diyeceğim birisi olmasa da bulunduğum noktaya gelmemde babamın bana gösterdiği bakış açısı, vizyon ve tavsiyelerin büyük etkisi olmuştur.

Sizin pozisyonunuzdaki birinin bir günü nasıl geçer bizimle paylaşır mısınız?

Güne erken başlarım, bölüme ilk ben gelirim. Piyasalara bakarım hızlıca gazete okur ve bir gün önceden kalan işlerim varsa onları toparlar gün içi programımı hazırlarım. Gündemim her zaman  yoğundur ama malum bu sıralar piyasalar sürekli ekstra gündemlerle yoğunluğumuza yoğunluk katmakta. Toplantılara girerim çıkarım ama sürekli üzerinde düşünülmesi gereken, bakılması gereken, raporlanması gereken konularla günün nasıl geçtiğini anlayamam.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için neler yapıyorsunuz?

Bir yönetici olarak işimin önemli bir parçası da çalışanlarımın motivasyonunu sağlamak ve korumak. Şahsen, insanların mutlu ve huzurlu çalışmalarının çoğu zaman maddi konulardan daha önemli olduğunu düşünürüm. Sonuçta hayatlarının büyük bir kısmı işte geçiyor. Uzun süreli verimin de tek kaynağı bu zaten. Açık iletişim ve güvene önem veririm. Ödül gibi kısa süreli mutluluk veren motivasyon araçlarındansa sağlıklı ilişkilerin olduğu, güvenebilecekleri ve insani değerlerin ön planda tutulduğu bir yerde çalışmanın çalışanlarda daha uzun süreli bir motivasyon sağladığına inanırım. Tabii maddi ve manevi emeklerinin karşılığını da görmeleri de çok önemli.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Yoğun iş tempomuz nedeniyle kalan boş zamanlarımda çocuklarımla vakit geçiririm. Bununla birlikte Beşiktaş’ın maçlarını kaçırmam. Bir de eşimle seyahat etmeyi özellikle yurtdışı gezilerini çok severiz.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Her şeyin çalışmak, azim ve tutkuyla elde edildiğini gösteren birçok film var. Ölü Ozanlar Derneği, Forrest Gump benim favori filmlerdir. Ufuk Tarhan’ın T-İnsan kitabını geleceği daha iyi anlamak açısından şiddetle tavsiye ederim.

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Hayal kurarak yaşayan birisi değilimdir. Daha gerçekci, planlı ve düşünerek yaşarım. İleride çocuklarımla beraber yurtdışında yaşamak benim için bir projeden çok hedef diyebiliriz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Tüm Alternatif Bank ailesine; her başarının altında, o başarıya katkı sağlayan çok iyi bir takım olduğunu belirtmek isterim ve dolayısıyla hem bugünkü başarılarımızda hem bundan sonra elde edeceğimiz başarılarımıza bizi ulaştıracak şey; farklı düşünüp bireysel fark yaratmak olduğu kadar, bildiklerini ve ürettiklerini birbiriyle paylaşan bir takım olmaktan geçtiğine inanıyorum.

Koşan Adımların Hikayesi / Tuğçe Fışkın Genç

Antalya Şube, Ticari Bankacılık Portföy Yöneticimiz Tuğçe Fışkın Genç için koşmak tam anlamı ile bir yaşam biçimi, bir tutku. Üstelik Tuğçe bu tutkusunu geliştirmiş ve insanların hayatlarına dokunabilmeyi başarmak adına yardım amaçlı koşmaya başlamış. Bizler de onun, tutkusunu, amaca çevirdiği bu başarı hikayesini sizlerle paylaşmak istedik.

Tuğçe Fışkın Genç bankacı kimliğinin yanı sıra kimdir bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1984 yılı Ankara doğumluyum. Üniversite yıllarım Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat bölümünde geçti. İzmir’li değilim ama İzmir’i çok severim. Evli ve 4 yaşında bir çocuk annesiyim. Çocukluğumdan bu yana; 8 aylık doğmuş olmamdan mıdır bilmiyorum ama oldukça hareketli bir yaşamım var :). Kendimi bildim bileli tüm ilgim olan alanları denemek isterim. Şartlar el verdiği kadar da yaparım. Spor bunların içinde en belli başlıcalarından olmakla birlikte; uzun yıllar tiyatro ve folklor uğraşlarım oldu. Ayrıca sağlıklı yemek tariflerine özel ilgim bulunmaktadır. Annemin diyetisyen olmasının da bu merakıma etkisi olmuştur.

Gezmeye doyamayan, ölmekten korkmayan ancak; ya Dünya üzerinde her yeri görmeden ölürsem diye korkusu olan biriyim.

Tüm bunların yanı sıra hayatta seni en mutlu eden şey nedir diye sorsalar; hiç düşünmeden insanların hayatlarına dokunmayı başarmak derim. Bu nedenle tam 11 yıldır TEGV gönüllüsüyüm.  8 yıl boyunca her Cumartesi 2 saat vaktimi ayırarak 100’lerce eğitimde, bilgiye ihtiyacı olan ilköğretim çağındaki çocuğun matematik, bilgisayar, İngilizce etkinliklerinde gönüllü eğitmenlik yaptım. Kendi çocuğumun dünyaya gelmesiyle bu süre oldukça azaldı ama hiç vazgeçmedim gönüllülükten. Çocukların yüzlerindeki bir anlık gülümsemeyi görmek uğruna bile orada olmaya değer. 3 yıldır koşu yarışlarında bağış toplayarak çocukların temel eğitim ihtiyaçlarını karşılamaya destek oluyorum. Adımlarımla çocuklara umut olmaya çalışıyorum.

Koşu merakınız ne zaman başladı? Hobiye dönüşmesi ve kendinizi geliştirme sürecinizi anlatır mısınız?

İnanılacak gibi değil ama koşu merakım 4 yaşında kreşten kaçmamla başladı. Hiç unutmuyorum o günü! Günlerce “kreşten nasıl kaçarım”ı kurguladıktan sonra bir yaz günü ufacık boyumla 2 km yolu koşarak nefes nefese eve geldiğimde annemin yüzündeki şaşkınlık hala gözlerimin önünde. O gün anneciğimin bana kızmayıp sadece o yolu nasıl geldiğimim hayretini yaşaması, iyi bir şey yaptığım hissi uyandırdı. Daha sonraki dönemlerde ilkokula giderken bile normal yürümediğimi, kanallarda koşarak okula gittiğimi hatırlarım. İlkokul öğrenciliğim Malatya’da üniversite kampüs ilkokulunda geçti. Orada imkanlar çok kısıtlıydı ve şehre ulaşım o yaşta bir çocuk için olanaksızdı o senelerde. Bu nedenle atletizm yaşamım Antalya’da ortaokulda okul takımına girmemle başladı. Ortaokul ve lise yaşamım boyunca 100m – 400m – 800m ve 4000m mesafelerinde yarıştım. Her antrenman yarışa hazırlanmak içindi o yıllarda ve her yarış bir heyecandı. Kimisi dereceyle biter kimisi hüsranla sonuçlanırdı ama hep yeni hedef vardı. Okul takımları acımasızdı, beden eğitimi öğretmenlerim antrenörümdü ve hiç afları yoktu. Her sabah 06:00 da antrenmana çıkar, 07:30 da okul servisine biner okula giderdim. Yaz kış sabah yapılan banyolar ve ıslak saçla okula gitmeler de cabası ama bir gerçek var; o da bir şeyi severseniz asla vazgeçmiyorsunuz. 34 yaşına geldim ama hiç bırakmadım koşmayı. Yıllar içinde yarışmak eğlenceye dönüştü benim için. Yarışlar yeni insanlarla tanışmak oldu. Antrenmanlar da tabi ki devam. Herhangi bir takımda yarışmıyorum , münferit katılıyorum yarışlara. Üyesi olduğum bir grup var o da  “Adım adım” koşu klübü. Tamamen yardım amaçlı koşan koşuculardan oluşan bu koca ailede olmak mutluluk verici.

Koşmak sizin için ne ifade ediyor?

Beni tanıyanlar bilirler, koşu benim için tutkudur, özgürlüktür, mutluluktur. Kendi kendimle baş başa kaldığım tek zaman dilimi  (uyku hariç) şu hayatta koştuğum anlardır. İnanın koşarken antrenmanın bitmesini hiç istemiyorum. Vakit daralıp sona yaklaştığında; “oh bugün de bitti yaşasın!” demiyorum, “daha da koşardım aslında” diyorum. Sanıyorum bu nedenle de bıkmadan usanmadan koşuyorum. “Gerçekten bu kadar mı seviyorsun koşmayı?” diye soran çok oluyor. Evet, sağlığım elverdiği sürece vazgeçmeyecek kadar çok seviyorum. 34 yaşında bir bayanın koşu ayakkabıları ile en fazla 750 km koşabileceğinin ve bunun da yeni aldığı bir koşu ayakkabısı ile maksimum 5 ayının olduğunun üzüntüsünü yaşıyor olması, zaten bu olayın onun için tutku olduğunun bir kanıtı değil de nedir?

Koşu kapsamında katıldığınız etkinlikler neler?

Yıl içerisinde tüm koşu etkinliklerini takip ediyor ve gidebileceğim etkinliklere çoğu zaman eşim ve çocuğumla birlikte katılıyoruz. Her yıl daha önceki yıllarda hiç koşmadığım en az bir parkuru mutlaka programa ekliyorum. Her yıl katıldığım, parkurunu çok sevdiğim olmazsa olmazlarım da var tabi. Örneğin İstanbul’da her yıl kasım ayında Boğaz koşusu vaz geçilmez benim için. Tabi ki yaşadığım şehir Antalya da aynı şekilde. Marmaris, Büyükada, Bozcada yarışları da çok keyif alığım parkurlardan. Koşu etkinliği denince tabi sadece yarış günü ve mekanı gelmemeli akıllara. Bunun dışında sporcu beslenmesi, spor eczacıları, başarılı antrenman programları konulu seminer ve toplantılara da katılıyorum.

Yoğun iş temposu içerisinde hobinize nasıl vakit ayırıyorsunuz? Benzer şekilde hobisini aktif olarak hayata geçirmek isteyenlere tavsiyeleriniz neler olur?

Yanıtlamayı en çok sevdiğim soru da bu. İnsan bir şeyi gerçekten istediğinde ne yapıp edip o vakti buluyor. Bunu en iyi anladığım dönem yeni doğum yaptığım dönemdi. Çocuğumun uyku saatlerine göre spor programı yaptığımı fark ettiğimde çok gülmüştüm kendime. Şöyle bir gerçek var; siz kendinizi iyi hissettiğinizde yavrunuza, ailenize, çevrenize fayda sağlayabiliyorsunuz. Benim ailem de dostlarım da bunu bildikleri için; tatile gittiğimizde bile önce “Tuğçe koşacağın parkur da var” derler. Sanırım ben mutlu olduğumda onlar da mutlular.

Gün aydınlandığı anda çıkıyorum evden her sabah ve bir saat sonra dönüyorum. Kışın sabah hava aydınlanmadığı için antrenmanları kimi zaman öğle aralarında yarım saat, kimi zaman akşamları olacak şekilde dengeliyorum. Bu arada sporun hafta içisi hafta sonu olmaz. Ben Cumartesi Pazar günleri de sabah spor yapıyorum. Bu bir disiplindir ve en güzel hobi sizi hedefe ulaştıran hobidir.  Söz konusu spor olduğunda genelde ülkemizde sadece kilo problemi olanlar spora yönelir ancak; spor ile sadece kilo verilmez. Spor mutluluk hormonu salgılatır, spor kan dolaşımını düzenler, spor size sevdiğiniz besinleri dilediğiniz şekilde tüketme lüksü sunar. Spor güzeldir.

Hobisini harekete geçirmek isteyenlere en büyük tavsiyem; gerçekten istesinler ve asla ertelemesinler. Çünkü erteledikçe en zor an olan başlama anı hiç gelmez. Başlama enerjisi herkesin içinde vardır ,yeter ki gün yüzüne çıkarmak istesinler!

Bundan sonrası için hobinize yönelik gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

En yakın yarış tarihim 28 temmuz. Tuz Gölü ultra maratonunda 21km yarı maraton bayanlar kategorisinde yarışacağım. Kişisel hedefim ilk 3 e girip kürsüye çıkmak. Bunu 2018 yılı kişisel hedefim olarak koydum ancak diğer yandan TEGV için bağış toplayacağım ve bugüne kadar topladığım en yüksek bağış miktarına ulaşmayı hedefliyorum çocuklar için.

Bir gün proje halini alabileceğini umduğum uzun vadeli hayalim ise; çocuklara sporu sevdirmek için “oyunlarla spor” adlı her ile götürülecek spor kampı kurmak. Kendi çocuğum büyümüş olacak ancak; sporun sadece kilo vermek amacıyla yapılmaması için algının küçük yaşta zihinlerde yer etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle de belki gelecek nesile yetiştiririm.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Herkese bol sporlu, çok sağlıklı günler dilerim.

Kredi Riski Grubu Genel Müdür Yardımcımız Gökhan Songül Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Son 14 yılı Bankacılık olmak üzere toplamda 17 yıllık bir çalışma hayatım var. Garanti Bankası MT’si olarak Özellikli Proje Kredileri Bölümü’nde başlayan bankacılık serüvenim sırasıyla ABN AMRO Bank, Royal Bank of Scotland ve Alternatif Bank ile devam etti.

2011 yılı içerisinde 3 aylık Ankara Bölge Pazarlama müdürlüğü pozisyonu dışında tüm bankacılık kariyerim Kredi Tahsis ve Risk Yönetimi organizasyonları içerisinde geçti.

6 yıllık evliyim ve 14 aylık İpek isminde bir kızım var.

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Farklı Kamu kurumlarında yönetici olarak çalışan anne ve baba kaynaklı yönlendirme ile çocukluğumda Kaymakamlık ile başlayarak 10 sene içerisinde Vali olmayı hedeflediğim bir hayalim vardı. Üniversite seçimime (Siyasal Bilgiler Fakültesi) kadar tüm eğitim hayatım bu doğrultuda ilerledi.

Üniversite mezuniyeti sonrası yoğun bir hazırlık dönemiyle İçişleri Bakanlığı Kaymakamlık sınavlarını başarıyla geçtim ancak İstanbul’dan ayrılmak zor gelince kariyerime özel sektörde devam ettim. Sanırım o gün yaptığım seçimin altında Kamu’da çalışan ailemin çocukluğumda çok fazla görev ve il değiştirmesi yatıyordu.

3  yıldır  Bankamızda çalışıyorsunuz. Alternatif Bank’lı  olmak sizin için ne ifade ediyor, bizlerle paylaşır mısınız?

Alternatif Bank çok dinamik bir yapı ve çok güzel bir ekibin parçasıyım. Uzun yıllar Türkiye’nin büyük Holding şirketlerinden birinin küçük ölçekli ve butik hizmet veren bankası konumundan bugün Commercial Bank desteği ve tüm çalışma arkadaşlarımızın emeği ile büyük bir dönüşüm sürecinden geçerek tüm sektörlerde var olan piyasada adından sıkça söz ettiren bir banka konuma ulaştı.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Kariyerim boyunca 3 adet banka ortaklık değişimi/ hisse satış süreci yaşadım. Garanti Bankası hisselerinin GE’ye satışı, ABN Amro’nun Royal Bank of Scotland tarafından satın alınması ve son olarak Alternatifbank’ın Commercial Bank’a satışı. Garanti ve ABN Amro satış süreçlerinde bankanın içerisindeyken, Alternatif Bank ailesine satış sonrası dönemde katıldım. Bu ortaklık yapısı değişikliklerinin hepsi çalışanlar açısından sancılı süreçlerdi.

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Ben şans ve rastlantının başarıyı etkilediğini düşünmüyorum. İşinizi severek yapmak, sürekli yeni hedefler koymak ve planlı çalışmak başarıyı getiriyor. Hedeflerin üstesinden geldikçe başarmanın verdiği mutluluk yeni hedefler belirlemenize ve başarınızı sürdürülebilir kılmanıza sebep oluyor.

Sizin için Kredi Riski Yönetimi Grubunda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Kredi Risk yönetimi personelinin ana görevi banka sermayesini koruyarak, risk getiri dengesinde kaliteli aktif yaratılmasına katkı sağlamaktır. Kredici müşteri riskiyle vadeye kadar süreci yaşayarak gerekli gördüğü durumlarda hızlı aksiyon alabilmelidir. Bu noktada en önemli noktalar analiz ve yorum yeteneği olarak ortaya çıkıyor.

İyi bir Kredici, Türkiye ekonomisi, dış piyasalar ve sektörel gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmalı ve sürekli güncel gelişmeleri takip etmeli. İletişim yönünün kuvvetli olması da iç müşteri memnuniyeti açısından çok önemli.

Sizin pozisyonunuzdaki birinin bir günü nasıl geçer bizimle paylaşır mısınız?

Sabah ilk olarak katta gezerek çalışma arkadaşlarıma günaydın derim, sonrası yoğun toplantı ve kredi komitesi süreçleri.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Başarının anahtarı çalışan mutluluğu ve ekibin uyumu. Kredi risk Yönetim ekibi olarak, çalışanlarımızın iç motivasyonunu sağlamak birim içerisinde en çok üzerinde durduğumuz nokta. Tüm çalışanlarımızın fikirlerine değer veriyor, onları dinliyor birlikte zaman geçiriyoruz. Ben birimin yöneticisi olarak her şeyden önce ulaşılabilirim. Tüm ekip arkadaşlarımın endişelerini ve kaygılarını dinleyerek onlara kendi deneyimlerimi aktararak yardımcı olmaya çalışırım.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Çok fazla boş zamanım olamıyor maalesef, iş dışında kalan tüm zamanımı kızımla geçiriyorum.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Rogue Trader, Barbarians at the Gate ve Too big to fail ilk aklıma gelenler.

Kariyerine Kredi Riski Yönetimi Grubunda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Çok farklı sektörler ve firmalar görebilecekleri bir dünyaya adım atıyorlar. Her firmanın ve her kredinin bir hikayesi oluyor. Kredi Tahsisi geçmiş dataya bakarak yapılan bir değerlendirme ve ödeme belirli bir vadenin sonunda. Kredinin nasıl verileceğinden çok nasıl geri alınacağı düşünülmeli ve ileriye dönük analiz yapılmalı.

Önemli olan sektörel derinleşmeyi sağlayarak, her gördükleri yeni firmayı aynı sektörde faaliyet gösteren daha önce analiz ettikleri firmalarla karşılaştırmaları. İlgili sektör içerisinde kimin kazanan kimin kaybeden olduğunu tespit edebilmek kredinin sağlığı için çok önemli

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Doktora eğitimim sayesinde bazı üniversitelerden Bankacılık alanında yüksek lisans öğrencilerine misafir öğretim görevlisi olarak ders vermem talep ediliyor. Zaman yaratabilirsem hafta içi bazı akşamlar ve hafta sonları bu konuya eğilmek istiyorum.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bankamızın geleceğine ve insan kaynağına inancım tam. Birlikte çok güzel başarılara imza atacağımızı düşünüyorum.

Yapılandırma, Yasal Takip Grubu Genel Müdür Yardımcımız Musa Kerim Mutluay Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Bankacılığa 1997 yılı sonunda Yaşarbank’ta MT olarak başladım. Çalışma hayatımın yaklaşık 12 yılı Oyak-ING bank’ta geçti. Bankacılığın iki farklı kanadında hem risk hem satış kanadında geçen bir kariyerim var. Bankacılıkta ağırlıklı bölümü Pazarlama/satış olmak üzere, Mali Analiz, Şube Satış, Bölge satış/Tahsis, Ticari bankacılık satış, Kobi bankacılığı satış ve son olarak Sorunlu krediler departmanlarında çalıştım.

3,5 yıldır Bankamızda çalışıyorsunuz. Alternatif Bank’lı olmak sizin için ne ifade ediyor, bizlerle paylaşır mısınız?

Alternatif Bank’lı olmak; Bir kere daha sıcak ortam ve daha samimi bir banka… Büyük bir bürokrasinin olmadığı insanların birbirini tanıdığı bir ortam.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Bankacılığın iki önemli tarafında hem risk hem satış kanadında çalıştım. Bankacılığa risk kanadında başladım, sonra uzun yıllar satış kanadında kaldım ve son olarak risk kanadındayım. (Çok kolay değiştirilecek alanlar değildir) Aslında bu geçişlerin hepsi bir kırılmaydı yada mevcut kariyerinizde bir vazgeçmeydi.

2004 yılında Ticari bankacılığa geçerken, Tahsis kanadındaki kariyerimi bir kenara bırakmıştım, 2010 yılında Kobi satışın başına geçerken de Ticari bankacılığı arkamda bırakmıştım. Yeni başlangıçlar riskli olmakla birlikte  benim için hep heyecan verici oldu. Mevcut tecrübe ve birikimin üzerine yeni şeyler ekleme fırsatı. Kendini geliştirme fırsatı, öğrenme fırsatı, Farklı bakış açıları…

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Payı vardır. Ancak bir, bilemediniz iki kez katkısı olur.

Önemli olan sürdürülebilir bir başarı yakalamak ve bunu standart hale getirmektir. Bunun için de planlı, açık ve sonuç odaklı çalışmak gerekir.

Standart bir başarı seviyesi yakalamak için Şansa ve rastlantıya güvenemezsiniz. Başarı için gerekli kriterler bellidir. Dediğim gibi, planlı çalışma ve ihtiyaç olduğunda çözüm üretebilme kapasitesi başarıya giden yolu belirler.

Sizin için Yapılandırma ve Yasal Takip Grubunda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Bu bölüm çalışanları öğrenmeye açık olmalı. Bizim yaptığımız işte her ne kadar rutinler olsa da her gün yeni bir vaka ile karşılaşabiliyoruz. Bunları çözmek içinde bankacılığın farklı alanlarından, satış, tahsis, operasyon, dış ticaret, hukuk…vb bir bilgi birikimi gerekir yada bu alanlarda araştırma yapacak bir bakış açısı gerekir.

Analitik olmalı, risk- fayda analizini, elinde olanla hedefe nasıl ulaşacağının analizini yapabilmeli.

Çözüm Odaklı olmalı, Flexible olmalı ve en önemlisi sabırlı olmalı ve uzun vadeli düşünebilmeli.

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

İşimle ilgili olarak etkinlendiğim ve örnek aldığım kişiler tabiki var. Bankacılıkta öğrendiğim önemli şeylerden biriside nerde çalıştığından daha çok kimlerle çalştığının önemli olduğudur.

Başarıyı ve bilgiyi paylaşmaları; Başarı bir ekip işidir, tek başına başarılı olman ekibin başarılı olacağı anlamına gelmez.

İletişim güçleri; Kapın her zaman açık olsun, Çalışma arkadaşların ile arana duvarlar (bürokrasi) örme… Her zaman tüm çalışma arkadaşlarıma kapım açıktır.

Ulaşılabilir ol… İşini sahiplen ve severek yap…

Sizin pozisyonunuzdaki birinin bir günü nasıl geçer bizimle paylaşır mısınız?

Günden daha çok haftalık planlamalar üzerinden çalışırım. Portföyümüzün durumu, gelişim trendi, yeni gelen firmalar, yeni aksiyon planları ve alınan aksiyonların sonuçları günlük rutinimizi oluşturur. Bunların yanına birde Firma ziyaretlerini eklerseniz süreç tamamlanır.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızın kendilerini bir bütünün (Yapılandırma&Yasal takip grubunun) parçası hissetmesi benim için öncelikli hedeftir. Bu bütününü içinde olabildiğince açık ve paylaşımcı olmak, başarıyı paylaşmak, başarısızlığı birlikte göğüslemek, herkesin fikirlerini beyan edebildiği  ve en önemlisi bir şeyler öğrenebilecekleri ve öğrendiklerini paylaşabilecekleri bir ortam yaratmak diğer önem verdiğim noktalar…

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Kitap okurum. Sıkı bir kitap okuyucusuyum.

İki kızım var. Onlarla vakit geçirmek…

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Biyografileri okumalarında fayda var. Bir olayı…vb okurken doğrudan olayın içindeki kişiden öğrenmek, o günkü koşulları anlamak açısından oldukça faydalı..

Any given Sunday; Filmin son bölümünde Coach’un oyunculara yaptığı konuşmayı izlemelerini tavsiye ederim. Bir kariyer hedefiniz varsa çok şey bulacaksınız…

Kariyerine Yapılandırma ve Yasal Takip Grubunda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Çok şey öğrenebileceğiniz, Yaptıklarınızın sonuçlarını görebileceğiniz, zor, ancak iş tatmini yüksek bir bölümdür…

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Bende kalsın…

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Teşekkürler…

Finansal Kurumlar Genel Müdür Yardımcımız Şakir Sömek Hakkında Merak Edilenler..

Kıbrıslı olduğunuzu biliyoruz. Sizin için Kıbrıs neyi ifade ediyor? Çocukluğunuz ve o döneme ait hayallerinizden bahseder misiniz?

Kıbrıs benim Ana vatanım, ancak Türkiye is Ata vatanım ikisi de benim için vazgeçilmezim. Türkiye’de 21 inci yılımı dolduruyorum, 7 yıl ABD de yaşadım, Kıbrıs ta toplam 25 yıl geçirmişim yani yurtdışında yaşadığım süre daha uzun. İnsanın çocukluk anılarının geçtiği yer çok önemli, bunlar unutulmayan değerlerimiz. Çocukluğumda hep Kıbrıs’ta yaşamımı sürdürmeyi hayal etmiştim ancak ada insanı olmak eşittir Gurbetlik oluyor birçok kişi için, ekonomik imkânlar kısıtlı olduğundan hemen hemen her adalı ailenin gurbetlik deneyimi oluyor. Bahçe ortasında büyük bir çiftlik evinde yaşayıp doğayla iç içe olmayı hep hayal etmiştim ancak 54 yaşıma geldim bu hayalim gerçekleşmedi. Bu deneyimi çocuklarımla yaşamak isterdim, işte hayatın ne kadar kısa olduğu buradan belli her şey zamanında olmalı. İstanbul’u da çok seviyorum tüm keşmekeşine rağmen; çünkü dediğim gibi insanın anılarının biriktiği yer gerçek vatanı oluyor sonunda. Burada da 160 metre karelik apartman dairemde doğayı yarattım, bir balkonda limon ağacından birçok tür bitkiyi yetiştiriyorum oturacak yer kalmamış nerdeyse. Alt komşularla didişiyorum ancak sonra onlara balkonda yetiştirdiğim domates ve limonlardan gönderip muhabbetimizi yeniliyorum, diğer balkonda ise büyük bir kafes içerisinde keklik besliyorum, komşular da yumurtalardan az da olsa nemalanıyorlar.

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

23 Temmuz 1963 doğumluyum, Kıbrıs bir ateş çemberi olduğundan ve doğumuma denk düşen yıl itibariyle 12 yaşıma kadar savaş ve korku dolu yıllar geçirdim. Gurbetlik acısını 16 yaşımda tatmaya başladım. 1979 – 1980 döneminde 1 yıl ABD de AFS değişim öğrencisi olarak aile yanında bir yıl geçirdim. Bu benim için hayatımın bir dönüm noktası oldu. Küçük bir adanın kırsal kesiminden çıkıp o yaşta tek başıma çok değişik bir ülke ve kültürde zaman geçirmek bende büyük bir değişikliğe sebep oldu. Daha girişken bir dünya insanı olmama ışık tuttu. Teknolojinin şimdiki gibi ileri olmadığı o dönemde telefonla bile iletişim sağlamak çok zordu, hasretlik canıma tak etmişti, ne işim var dünyanın bir ucunda deyip hayıflandığım çok günlerim gecelerim olmuştu ancak çok değişik bir kültür ve yaşam şekli de beni heyecanlandırıyordu. 1980 yılında Kıbrıs’a döndüm ve 1981 Haziranında Kıbrıs’taki orta eğitimimi Lefke kasabasındaki Lefke Gazi Lisesinden mezun olarak tamamladım. 1981 – 1987 yılları arasında ABD de Lisans ve Yüksek lisans eğitimimi Ekonomi ve İşletme dallarında tamamlayarak tekrar Kıbrıs’a döndüm. 1987 yılında evlendim 1989 yılında kızım Emine ve 1991 yılında oğlum Selçuk dünyaya geldiler. İlk Bankacılık kariyerime 1988 yılında Turkish Bank Ltd. ve daha sonra Kıbrıs Endüstri Bankasında Dış İşlemler ve Kredi Kartlar, Bireysel bankacılık alanlarında 1994 yılı sonuna kadar hizmet verdim. Eurocard International in Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinde ilk piyasa tanıtımında etkin rol aldım. 1995 yılı Ocak ayında Doğuş Grubuna ait Körfezbank A.Ş. de Uluslararası Finansal Kurumlar bölümünde Müdür yardımcısı daha sonra ise 1998 Eylül ayı itibarı ile Alternatif Bank ta yine UFK bölümünde Müdür olarak görev aldım. 2008 yılı Mart ayından beridir yine aynı bölümde GMY olarak görevimi zevk ve azimle sürdürmekteyim.

20 yıla yakın süredir Bankamızda çalışıyorsunuz. Bu kadar uzun süredir Alternatif Bank’lı olmak sizin için ne ifade ediyor, bizlerle paylaşır mısınız?

Bu kadar uzun yıldan sonra artık kurum sizin aileniz ve eviniz oluyor. Burada geçirdiğim 18 yıl 10 ayı saat birimi ile toplayıp çarpsam evimde ailemle geçirdiğim zamanın çok üzerinde bir dilimi kapsıyor. Alternatif Bank ın sıcak sevgi yumağı oluşturmuş insan faktörü benim için çok önemli. Herkes birbirine karşı çok saygılı ve insanların gözündeki pırıltıdan bu yakınlığı hissedebiliyorsunuz. Bir yere ait olmak bir kimliğe sahip olmak insanoğlunun en büyük gereksinimleri arasına giriyor. Tabii ki maddi ihtiyaç bu büyük şehirde peşimizi kovalasa da manevi huzur yine de özünde insanın ruhunu ferahlatıyor ve ben ailem ve evim olan Alternatif Bank ta ferahlıyorum.

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Ben hayatta “tesadüf yok kadere bak” felsefesine inananlardanım, her şey olacağına varıyor. Biz çoğu şeyi değiştirebileceğimize inanıyorsak da bana göre kendi kendimizi avutuyoruz. Bazıları bu görüşe “züğürt tesellisi” deseler de ben böyle düşünmüyorum. Bir insan eğer pozitif düşünmeye meyilli ise olumsuz gelişmeleri bile bazen olumlu yöne çevirebilir. İşte aslında insanoğlu şansını bana göre kendisi yaratır. Ancak oturup bekleyerekten başarıya ulaşılmaz. Nenem çok güçlü ve hoşgörülü bir karaktere sahip olan insandı çirkin komşu kızına bile “gel bre benim elmas parçam” derdi, ona güldüğümüz zaman da benim gözlerim o kızın iç güzelliğini görür derdi. Bir de “Sebatlı olursan hem sana hem de ekmek kapına bereket gelir” derdi. İşte Pozitif Bakış Açısı,  mesleğine hakkını vermek, Sebatlı olmak şansı yaratır başarıya taşır…

Sizin için Finansal Kurumlar Grubunda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Bölümümüzde çalışan elemanların sahip olabilecekleri en önemli özellik düzgün iletişim kurma kabiliyetlerinin olması, güven telkin eden karaktere sahip olmaları. Çünkü değişik kültürlerden farklı insanlarla münasebetlerinde bu yönler güçlü olmaz ise iletişim zayıf ve performans düşük olur. Pazarlık yapabilme kabiliyeti de işin diğer bir yanı bu beceri de kurulan yakın ilişki ve tatlı üslupla ifade edebilme kabiliyetine dayanır. Yabancılarla çalıştığımızdan ötürü de yabancı dil yani İngilizce de işin olmazsa olmazı. Ben artık mülakatlarda adaylara daha çok şahsiyetleri, görüşleri, insan ilişkileri, İngilizce konuşma ve yazma becerileri ve hayatlarındaki rol modelleri ile ilgili çapraz sorgulama yaparım, benimle birlikte mülakata katılan meslektaşlarımın yüzlerinde tebessüm belirir sorduğum bazı özel sorulardan ötürü. Ancak bu iş ailenize bir gelin veya damat katmaya benzer. Zaten onların akademik elemeleri yapılmış olarak karşıma çıkıyorlar.

Kariyeriniz boyunca hiç unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

Anı çok hangisini anlatsam bilemedim. Bir gün resepsiyon dan aradılar Şakir Bey yabancı misafirleriniz var dediler ben de programıma baktım ki öyle bir düzenleme yokmuş.  Atladık herhalde deyip asistanımı fırçaladım niye dikkat etmiyoruz diye. Adamlar Hollandalıymış ve o zaman ABN Amro nun Türkiye’deki GMY si birkaç Türk Bankası ve UFK dan sorumlu birkaç tane isim vermiş biri de bizmişiz dediler ve geliş sebeplerini böyle açıkladılar. Ben de buyursunlar dedim ve diğer banka içi toplantılarımı iptal ettim. Geldiler baktım biri Hollanda, diğer ise Rus, öteki Azerbaycan ve dördüncüsü de Türk asıllıymış. Genelde toplantı öncesi kartvizit değişim süreci olur baktım ısrarla kartvizit vermiyorlar yanımızda yok tükendi filan dediler. Gözüm pek tutmasa da bizim kültürümüzde misafir başımızın tacı, ayıp olmasın diye ısrar etmeyip toplantıya devam ettik. Baktım ki o zaman daha Euro yok Alman Markı para biriminden konuşuyoruz, 100 milyon luk bir meblağ yurtdışından gelecek bankamıza yatacak karşılığında da biz onlara kredi verecekmişiz. Toplantı ilerledikten sonra benim şüphelerim artmaya başladı tekrar adamlardan ısrarla kart vizite istemeye başladım çünkü bu tür sahtekârlıklarda kartvizit en önemli gösterge. Sonunda Hollandalı olan cebinden bir adet kart vizite çıkartıp gönülsüz bir şekilde bana uzattı. Toplantı bittikten sonra bir de ne bakayım kart vizitenin arka yüzeyinde bayan isimleri yazıyor Jennifer, Janet ve Mary gibi, herhalde bunlar kara para, kadın ticareti filan gibi alanlarda faaliyet gösteren bir çeteymişler. Sonra dönüp ABN Amrdaki GMY yi aradım nasıl böyle adamları tavsiye edersiniz dedim. Şakir Bey bize kendilerini Hollandalı iş adamları olarak tanıttılar ve dış ticaret işi yapabilecekleri birkaç Türk Bankası tavsiye etmemizi istediler biz de aralarında sizin de bulunduğu 5 banka ismi verdik dedi.

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

Hoşgörü ve Pozitif düşünme yönümü anneannem Refika Öğretmenden aldım. Babam Dürüstlük ve Düzeni hayatıma kazandırdı, annem ise sınıf, ırk ve mezhep ayrımı yapmadan insanlarla bütünleşmemi, büyük Babam Mustafa Efendi ise muzip karaktere sahip olmamda bana rol model oldular. Anneme sağlık diğerlerine de rahmet dilerim.

Sizin pozisyonunuzdaki birinin bir günü nasıl geçer bizimle paylaşır mısınız?

Sabah ilk işim günlük haberleri takip etmekle geçer bunlar daha çok Türkiye’mizin ekonomi, siyasi ve Bankacılık sektöründeki güncel gelişmeleri içerir. Çünkü yabancı bankalarda Türkiye masasında çalışan meslektaşlarımız genelde bu haberler konusunda çok dakik ve güncel bilgiye sahiptirler. Daha sonra acil olan konulara öncelik vererek maillerimi cevaplar veya bölümdeki iki müdür meslektaşıma alanlarına göre işin tamamlanması veya koordine edilmesi yönünde delege ederim. Acil durumlarda ise bölüm içi toplantı gündeme alınır ve herkese görüş bildirmeleri yönünde fırsat tanınır. Asistanımdan da o günkü toplantı programları ile ilgili teyitleşirim. Genelde en alt seviyedeki elemana kadar iner onları motive etme yönünde işe mevzu bahis olan konuya göre paylaşımda bulunur onların geri dönüşleri ile ilgili iletişimi sağlarım. Haftalık programımda genelde muhabir görüşmeleri önemli zamanımı alır, bunların yanında kritik konumda olan muhabir bankalarla belirli aralıklarda tele konferans düzenleyip işbirliği olanaklarını araştırırım, yeni ürün veya bankaların Türkiye ve bankamız ile ilgili potansiyel iş olanaklarını araştırırım. Diğer yandan haftalık bazda Şube müdürleri ile de iletişimi güncel tutmaya çalışır bilhassa Dış Ticarette imkân arz eden müşteri potansiyeline sahip şubelerle görüşme düzenlemeye çalışırım. Benim bu pozisyondaki en önemli görevim alanımda doğru stratejiyi uygulamak ve kuruma maksimum imkânları kazandırmaktan geçer. Gün içerisinde boş olduğum zamanımı da genelde yabancı bankaların belirli aralıklarda yayınladıkları finans ve Türkiye ile ilgili raporlarını okumaya çalışırım. Gün çok çabuk geçer, genelde çıkışım daha geç olur çünkü saat farkından ötürü daha yoğun çalıştığımız batı dünyası ile bağlantılı işler için bunu yapmak gerekir.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Bu konu benim en çok önem verdiğim hususlardan biri. En alt seviyeden  en üst seviyeye kadar herkesin devamlı surette dürtülmesi gerektiğine inanıyorum. Dolayısıyla yöneticilerin tüm elemanlarla mümkün olduğu kadarıyla iletişim içerisinde olması gerekir. Bu iş bir koro çalışmasına benzer o bölümden güzel bir resital dinlemek için tenoru, bası ve sopranosunun güzel bir ahenk içerisinde olması gerekir. İşte en üstteki yöneticinin bu bütünlüğü sağlaması motivasyondan geçer. Görev verilen elemana o işin sonuçlandırılması yönünde takibinden de yöneticisi en az o işi üstlenen kadar sorumlu olmalıdır çünkü zaman faktörü işimizde çok önemli. Bir de işlere öncelik verilmesi gerekir, bu yöneticinin uyguladığı stratejinin başarıya ulaşmasında önemli yapı taşlarını oluşturur. Ben genelde elemanlarıma vermiş olduğum bir işi günlük olarak takip etmeye çalışırım. Desktop umda “Pending” beklemede olan öncelik sırasına göre düzenlenmiş işler kategorisi yer alır.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Boş zamanlarım genelde hafta sonu oluyor çünkü hafta arası akşamları pek zaman kalmıyor. Genelde cumartesileri nerdeyse tam gün bitki ve hayvanlara ayırdığım gün olur. Yukarıda da belirttiğim gibi Keklik beslemek ve üretmek hobilerimin başında geliyor. Daha çok yabani doğa kuşlarına ilgim var bir de saka ve benzer türlerdeki yabani kuşlar la da ilgilenmekteyim. Spora pek ilgim yok bana eziyet gibi geliyor ancak hafta sonları 5 km bir de yürüyüş âdetim var ve bunu genelde Ortaköy Bebek arası yapmaya çalışırım. Kitap okumayı severim ancak bir kitabı bitirmem çok uzun sürer, çünkü genelde hareket halinde olmayı sevdiğimden ancak deniz kenarında güneşlenmeye mecbur olduğum zamanlarda en fazla sayfa kitap okuduğum oluyor.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

“The Social Animal” by David Brooks bana IK nın doğum günümde hediye ettiği bir kitap okumaya başladım, tavsiye ederim orada Başarıya ulaşmakta önemli strateji ve püf noktalarını vurguluyor, daha bitiremedim ancak güzel bir kaynağa benziyor.

Kariyerine Finansal Kurumlar Grubunda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Her şeyin başında bir insanın yapacağı işi sevmesi gerekir başarının en kısa yolu bu özelliğe sahip olmaktan geçer. Zorla güzellik olmaz. UFK da çalışacak olan elemanın görev tanımı çok geniş kapsamlıdır. Kişi devamlı kendini bilgi ve güncel haberler konularında yenilemelidir. Türkiye, Bankacılık Sektörü ve Alternatif Bank ın yapısını, stratejisini ve bankanın finansal genel performansını güncel olarak yabancı yatırımcılara aktarabilmesi için kendisini devamlı surette yenilemelidir. Ürün çeşitliliği konusunda da sadece bölüm içerisindeki birimine bağımlı kalmadan gerek dış ticaret gerekse hazine ve operasyonla ilgili genel ve köklü bilgilere sahip olması gerekir. Çok değişik ve farklı kültürlerden insanlarla muhatap olacağından değişik ortamlara ve insan faktörüne uyumda açık olmalıdır. Bir de en önemlisi günlük işlerine öncelik vermesi ve işleri titizlikle takip etmeyi becerirse yolu açık olur başarıya başarı katar.

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Hayalimi daha üst satırlarda belirttim. Büyük bir bahçe içerisinde küçük bir bahçe evi. Önceleri evin boyutu büyüktü ancak 50 yaşından sonra artık hayat arkadaşınla baş başa büyük eve gerek kalmıyor. Şimdi tabii bu evin Kıbrıs’ta olmasını da hayal ederim ancak evlenme çağına gelmiş bir kız bir de erkek evladım var ve onların kırsal kesimde yaşaması mümkün değil bu yüzden yarı hayal bir proje olabilir.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Hoşgörü içinde birbirimizi sevip sayaraktan ekmek kapımız için özverili çalışarak mutluluk ve huzuru

İkinci evimiz Alternatif Bank’ta biz yaratalım.

Sevgilerimle,

Başarı Hikayesinin Adı : Emrah Akdemir

Hepimiz hayatın koşuşturmacası içerisinde ufak tefek şeylere takılarak kendimizi sıkabiliyorken bu umut dolu başarı hikayesi yüzümüzü biraz olsun gülümsetecek, içimizi ısıtacak.. Hazine Operasyon Bölümü Uzmanımız Emrah Akdemir’e içten paylaşımları için teşekkür ediyor, başarılarını tebrik ediyor ve devamını diliyoruz.

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Ben 4 yıl önce bacağımı kaybettim. Bir insanın bacağını kaybetmesi kulağa çok kötü gelse bile o kadar da kötü değil. Bacağımı kaybetmiş  olmam sadece hayallerimi farklı yönde değiştirdi. Sosyal hayatımda bir farklılık olmadı çünkü kendimi engelli biri olarak görmüyorum. Bu özelliğim sayesinde iş hayatımda da başarılı olduğuma inanıyorum. Unutulmamalı ki hiç kimse başarı merdivenlerini elleri cebinde tırmanmamıştır.

2017 Nisan ayından bu yana  Bankamızda çalışıyorsunuz. Alternatif Bank’lı  olmak sizin için ne ifade ediyor, bizlerle paylaşır mısınız?

Daha önce 3 ayrı bankada çalıştım ama kısa sürede Alternatif Bank’ın bana gösterdiği şey Mutlu çalışma ortamı oldu. Kendimi buraya ait hissediyorum Alternatif Bank ailesine katıldığım için çok gururluyum.

Profesyonel kimliğinizin yanında bir de Futbolcu kimliğiniz var. Ampute Futbol Avrupa Şampiyonası Milli Takım hazırlık ve seçme kampına katıldınız. Futbol’a ne zaman başladınız? Bize futbol kariyerinizden ve başarılarınızdan kısaca bahseder misiniz?

Futbola ilk olarak Pendik Ampute Spor Kulübü’nde başladım. 1.Ligde Şampiyon olarak Süper Lige çıktık. Daha sonra transfer olarak Şişli Yeditepe Spor Kulübüne geçtim. Geçtiğimiz yıl Süper Ligi 3. Sırada bitirdik ve Türkiye kupasında 2. Olduk. Bu yıl ise Süper Ligi 2. Sırada bitirdik, her yıl başarı grafiğimiz yukarı çıkıyor. Önümüzde ki sezon Şampiyon olmayı hedefliyoruz.

Geçtiğimiz haftalarda katılmış olduğunuz kamp sürecinden bahsedermisiniz?

Bu yıl Avrupa Şampiyonası ülkemizde düzenlenecek ve şampiyonada oynayacak kadroyu oluşturmak için düzenlenen Milli Takım Kampına davet aldım. Tabi ki Milli takım kampına katılmak her futbolcunun hayalidir. Bana bu şansı tanıyan Milli Takım Hocamız Uğur ÖZCAN ve Yardımcısı Fatih ERDAŞ Hocama çok teşekkür ederim.

Başınızdan geçen talihsiz süreç sonucunda zor bir dönem yaşamışsınız. Bu dönemi güçlü bir şekilde atlatarak hem profesyonel  kariyerinizde hem de futbol kariyerinizde başarılı noktalara geldiniz. Yaşadığınız zorlukları atlatmanızı ve bu başarılara ulaşmanızı neye borçlusunuz?

Şükretmeye borçluyum. Ne yaşarsam yaşayayım bunun benim imtihanım olduğunu biliyorum. Evet zor süreçlerdi ama isyan etmeden ailemin de desteğiyle bu süreçleri atlattım, şimdi hayatımdan çok mutluyum. Protez kullanıyorum, normal bir insandan farksız olarak her şeyi yapabiliyorum.

Kariyerine yeni  başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Öncelikle kendilerini engelli biri olarak görmemeleri lazım. Her zaman kendine bir hedef belirlemeleri ve çok çalışmalarını tavsiye ederim. Gittikleri yola inanıyorlarsa attıkları adımdan korkmasınlar. İnsanları hayallerine ulaştıracak en önemli şey cesaretleridir.

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Öncelikle Milli Takımda kalıcı olmak istiyorum. Hedeflerimin arasında Milli Forma ile Avrupa ve Dünya Şampiyonu olacağına inandığım kadroda bulunmak var. İnşallah çok çalışarak hayallerime ve hedeflerime ulaşacağıma inanıyorum. Futbolculuk dışında da Marmara Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesini bitirerek bu alanda da kendimi geliştirmek ve genç sporculara eğitim vermek istiyorum.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Milli Takım Kampına katıldığım durumlarda izinli sayılmam hususunda destek olan Birim Müdürüm Oğuz Polat ve İşe Alım ve Kariyer Yönetimi Müdürü Fulya Soğuk Hanım’a çok teşekkür ederim.

“Güneşin doğduğu her ufukta, umuda bir yol bulunur” güzel bir gelecek için umudunuzu kaybetmeyin sevgiyle kalın.