Kategori arşivi: Kariyerimde Alternatif Bank

Bilgi Teknolojileri ve Dijital Bankacılık Genel Müdür Yardımcımız Esra Beyzadeoğlu Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

1995’te İstanbul Atatürk Fen Lisesi’nden, 2000’de Galatasaray Üniversitesi Endüstri Muhendisliği’nden mezun oldum. İş hayatına 2000 yılında Osmanlı Bankası’nda MT eğitimi ardından Teknoloji organizasyonunda başladım. Osmanlı Bankası’ndan sonra 4 sene kadar Ziraat Bankası’nın Teknoloji şirketinde daha sonra 6 sene Yönetim ve Teknoloji danışmanlığı yapan Accenture Danışmanlık’ta çeşitli görevlerde yöneticilik yaptım. Bankamız’a gelmeden önce son olarak yaklaşık 7 sene Akbank Bilgi Teknolojileri’nde Bölüm Başkanı olarak çalıştım. Bu süreçte 2013-2015 arasında Sabancı Üniversitesi’nde executive MBA programını tamamladım.

Özetle 2000 senesinde mezuniyet sonrası bir bankanın teknoloji organizasyonunda başlayan kariyerim 18 yıldır aynı alanlarda farklı görevler, projeler, kurumlar ve ekiplerle zenginleşerek devam etti.

Osmanlı Bankası, Emlak Bankası, Ziraat ve Halk Bankası, İş Bankası, Yapı Kredi, EurobankTekfen(şimdi Burgan),Akbank gibi çok önemli pek çok bankanın teknoloji, süreç, dijital dönüşüm ve gelişimlerinde katkıda bulunduğum güzel deneyimler elde ettim.

Yapı olarak hep yeni şeyler öğrenmeye, çalışmaya, başarıyla beslenmeye odaklı dışa dönük bir kişiliğe sahip olduğumu söyleyebilirim. Bu sebeple hep ileriye adım atmak benim için önemli olmuştur. Ne mutlu ki mottosu Birlikte Hep İleri olan bir Banka’da kariyerim daha da gelişiyor…

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Lise eğitimim dönüm noktam olmuştur benim pek çok konuda. Fen Matematik alanında eğitim almaya 14 yaşındayken karar vermiş oluyor insan Fen Lisesi’ne gidince. En azından eskiden öyleydi.

Lise öncesinde kafalar biraz daha karışık…Bir dönem Diş hekimi olmak istemiştim  çok sevdiğim dayım diş hekimiydi), sonra bir ara politika okumak istediğimi hatırlıyorum…

Sosyal yapım, belki edebiyatçı anne baba genleri bilemiyorum Fen Lisesi biterken tercihim en sosyal mühendislik oldu…Endüstri Mühendisliği’nin farklı açılımlar yapabilme özelliği ile bana hitap edebileceğini düşünmüştüm. Hep çok severek okudum ve iş hayatında da severek yaptım her işimi…Sistem kurmak, çözüm bulmak, öğrenmeyi öğrenmek, lise ve devamında üniversitemde aldığım jeneralist bakış diyebileceğimiz bir altyapı ve eğitimin yarattığı farkı hep iyi kullandım.

Bankamızda bizimle birlikte geçirdiğiniz 6 aylık dönemi nasıl değerlendirirsiniz?

Baş döndürücü, sıcak, yapılması gereken çok şeyin olduğu ama bunu yapmaya da bir o kadar istekli ve hevesli harika insanların olduğu bir ekiple geçen 6 ay. Stratejik bir değerlendirme çalışması sonrası 2-3 yıllık bir yol haritası ve dijital dönüşüm adımları planlamış durumdayız. Yapmamız gereken çok proje, tamamlamamız gereken pek çok yetkinlik var. En anlamlı en faydalı olanlara odaklanarak hızlıca ilerlemeye gayret ediyoruz. Bankaya başlarken Bilgi Teknolojileri’nden sorumlu genel müdür yardımcısı olarak adım atmıştım. Bu 6 aylık dönemde CRM, Dijital Bankacılık ve Süreç ekiplerinin kuruluşu ve banka içindeki eksiklerin giderilmesine yönelik yeni sorumluluk alanlarım oldu. Çok heyecanlıyım. Her gün işe bu heyecanla gelmek harika bir duygu.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Kariyer yolculuğuma baktığımda; “comfort zone” denilen insanın kendisini rahat hissetmeye başladığı belki öğrenmenin marjinal olarak azaldığı noktalarda iş değiştirebilme cesaretini gösterebildiğimi görüyorum. Osmanlı Bankası’nda çalışırken Garanti Bankası’na geçmek yerine tamamen sıfırdan yeni bankacılık uygulamaları geliştirileceği için Ziraat Teknoloji’ye geçmek, 4 sene bankayı tamamen dağıtık yapıdan merkezi sistemlere geçirdikten sonra temposu yoğun danışmanlık sektörüne geçmek vb. Çünkü o konfor alanı gelişimin düşmanı aslında. Doğru zamanlarda bu kararı alabilmek ve bir adım öteye gidebilmek önemli.

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

%10-20 bandında bir etkisi olabilirJ Gerisinin tamamen çalışmaya bağlı olduğunu düşünüyorum. Şans etkisi doğru insanlarla doğru zamanlarda karşılaşmış olmakla ilgili olarak vardır. Ama o insanlar üzerinde bıraktığınız etki veya iş sonuçlarınız olmasa sonrası gelmez. Benim için böyle oldu en azından 18 yıldan uzun bir zamandır aralıksız ve yoğun şekilde çalışıyorum. Hiç bir zaman aa bu başarıyı beklemiyordum kucağımda buldum demedim her başarının arkasında ter damlalarım tırnak izlerim vardır :).

Sizin için Bilgi Teknolojileri Grubu’nda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Bu soruyu sadece Bilgi Teknolojileri grubu diye cevaplamayayım. Bence hangi iş olursa olsun tutkuyla ve severek yapan personel (kendim dahil) olmak mühim. Yoksa iş bir şekilde olur siz yapmazsanız yapan bulunur.

Kariyeriniz boyunca hiç unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

2015 ve 2016 yıllarında iki farklı ödül aldım. 2015’te Steview Global Business Awards’ta IT Executive of the Year, 2016’da Women Empowerment and Leadership Summit’te “Best VP of the Year” kategorilerinde. Bu sene de kısa bir süre olmasına rağmen Kagider ve Microsoft’un Yılın Kadın Teknoloji Liderleri yarışmasında Yılın Kadın CIO’su kategorisinde finale kaldım. Bunlar benim ve çalıştığım kurum için gurur verici ve beni motive eden şeyler. Beni besledi herbiri unutulmayacak şekilde anılarımdalar.

Bunlardan farklı ama yine unutamayacağım bir başkası da yine çok hoş bir anı.

Bir önceki işyerim Akbank’ta Bilgi Teknolojileri içinde çok sayıda sorumluluğum vardı. Bunlardan birisi 1200 kişilik teknoloji organizasyonunun motivasyon ve bağlılığını artırmaktı. Bu kapsamdaki aktivitelerden biri olarak bir tiyatro klübü kurulmasına öncülük edip 3 sene farklı 3 oyunda da rol aldım.

Sahneye bambaşka görünümlerle çıkmak unutulmaz bir deneyim oldu. O zamanlar 5-6 yaşlarında olan oğlum da oyunları izledi. Bence bu unutulmaz, keyifli, oğluma da anı olarak bırakabildiğimi düşündüğüm bir şey oldu :).

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

Annem ve babamdan örnek aldığım parçalar var. Babam çok çalışkan biridir mesela. Edebiyat profesörüdür. 67 yaşında yaş haddinden mecburen emekli olup 74 yaşına kadar özel üniversitelerde çalışmaya devam etti. 25 30 yıldır hemen hemen her sabah 4-5 km yürür. Asla üşenmez sürekli bişeyler yapar.

Annem görebileceğiniz en pozitif en hayata bağlı insanlardandır. O da emekli öğretmendir. Doğuştan kalça çıkıklığı ile gelişen yıllarca ağrılı geçirdiği bir çalışma hayatı ve sonrasında protez ameliyatı. Bu süreçte 40’lı yaşlardan sonra yapılan master. Tüm bu zaman içinde bir kere karamsar, yılgın, vazgeçmiş ve neşesiz hatırlamıyorum kendisini.

İkisi örnek oluyorlar bu açılardan hep hissederim etkilerini üzerimde…

Genel Müdür Yardımcısı olarak bir gününüz nasıl geçiyor bizimle paylaşır mısınız?

Ben planlı ve organize çalışmayı severim. Sorumluluğum olan alanlarda veya yeni konularda hiç bilmesem bile girip öğrenmek ve doğru soruları sormayı kritik görürüm.

Günü kurtarsak bile geri planda hep büyük resimde stratejik yol haritalarımız olmalıdır bana göre.

Görev gereği rutin bir akışım yok. Yönettiğim her alanın iş listeleri, stratejik programları, taktik konuları günümün parçalarını oluşturuyor.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Bu çok önemli benim için. Ben de ekibin bir parçasıyım. Motivasyonumu sağlamak için ne yapmam gerekiyorsa ekibimle düşünmeye çalışırım. İş hayatı özel hayatlarımızdan daha fazla zaman alan parçalar. Eşimizden çocuğumuzdan çok işyerindeki arkadaşlarımızı görüyoruz bazen. Huzurlu çalışmak ve birlikte başarmak için motive olmamız şart.

Kendi içimizde kısa süre de olsa yaptığımız “Yöresel Yemekler Şenliği”, “Tarihi Simit Fırını Simitleri”,”Baharı Karşılama Meyve İkramları”, yine kendi içimizden arkadaşlarımızla başlattığımız öğle araları “Ruhu Besle Seansları” adını verdiğimiz seminer paylaşımlarını sayabilirim.

“Ruhu Besle” seansları kapsamında “Sevginin 5 Dili” konulu harika bir sunum yaptı bir arkadaşımız mesela. Benim de daha önceki işyerimde hazırladığım 2 ayrı sunumum var “Şairler ve Aşkları”  ve “Aşık Ressamlar”. En kısa zamanda bunları planlıyor olucaz.

Kendi başarı hikayelerimizi yazmak ve paylaşmak da bunların bir parçası. Banka içi dışı seminerler sunumlar yayınlar, banka içi başarılı proje geçişleri…Tüm bunları takdirle kutlamaya çalışıyoruz.

Bankamız’ın İnsan Kaynakları’nın uygulamalarına da bayılıyorum bu arada. Hepsi sıcacık kalbe insana dokunan şeyler…Anneler gününde Darüşşafaka’ya bağış, karne gününde izin, tatil dönüşü karşılama maili, doğumgününde kitap hediyesi…hepsi çok değerli bence.

Bankamızda rebranding çalışmaları ile  beraber yeni bir dönem başladı. Yeni dönemle ilgili görüşleriniz nelerdir?

Enerji fışkırıyor yeni dönemden bence. En azından ben bankamın ismi geçtiğinde kendimi hevesli mutlu ve enerjik hissediyorum. Kaan Bey’in üst yönetimin yönetim kurulumuzun desteği ve vizyonu bunun en büyük kaynağı. Süper pozitifim.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Özellikle son 4 yıldır düzenli spor yapıyorum. Geniş çevresi olan sosyal biri olduğumu söyleyebilirim. Seyahat etmekten, edebiyatla ilgilenmekten, sosyal sorumluluk kapsamında lise mezunlar derneğimde çalışıp aktif mentorluk görevleri almaktan mutuluk duyuyorum.

İş dışı en büyük mesaim ise 8 yaşındaki oğlum. Hayata bağ ve güçlü durmak için küçük çengelli iğnem o benim.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Yok sanırım. İşin içeriğine göre okuduğum kitaplar oluyor ama iş hayatının en iyi iş hayatının içinde öğrenilebileceğini düşünüyorum. Hayata yaklaşımınızla ilintili olarak pozitif bakmanın önemine inanıyorum. Belki bu açıdan La Vita e Bella filmini tavsiye edebilirim. Her ne şart olursa olsun hep pozitif kalabilmek için…

Kariyerine Bilgi Teknolojileri Grubu’nda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Bir bankanın teknoloji grubunda olmak zevkli dinamik daima kendini yenilemeyi gerektiren birşey. Yerinde durmak yok. Hep öğrenmek var. Teknoloji durmuyor çünkü. Bu da daha önce bahsettiğim işini tutkuyla yapan çalışan noktasına getiriyor beni yine. İstekli hevesli ve tutkulu olun. Büyük resmi anlamaya nasıl değer yarattığınızı görmeye çalışın.

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Çok işimiz varJ Bankamızın dijital dönüşümünü yapıcaz. Ana bankacılığımızı teknik ve fonksiyonel olarak yenilicez. Süreçlerimizi baştan ele alıcaz. CRM yetkinliğimizi oluşturucaz. Bankamızın önünü açmak içeride dışarıda teknolojik açıdan en doğru en fayda sağlayan işleri yapmak gibi ulvi bir görevim olduğunu düşünüyorum. Hergün hayal ediyorum ve gerçek gibi yaşıyorum bu düşündüklerimi. Hepsi bir bir gerçek oluyor olacak oldu :).

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Teknoloji ve dijital hayatımızın çok içinde. Bankalarda bu ekipler işin içinde olmalı ve anlamalı.Çözümleri buna göre üretmeli. Bu yüzden karşılıklı destek istiyorum herkesten. Yaklaşmak iç içe olmak anlamak anlaşmak için. Keyifli röportaj için de teşekkür ediyorum.

Reklamlar

Mali İşler ve Planlama Genel Müdür Yardımcımız Önder Özcan Hakkında Merak Edilenler..

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Çocukluğumda baskın bir hayalim yoktu ama biliyorum ki yeniden dünyaya gelsem yine şu an yaptığım işi yapmak isterim.

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Adana’da doğdum. Adana Anadolu Lisesini ve sonra ODTÜ işletme bölümünü bitirdim. Kariyerime Alternatif Bank MT’si olarak yine bu bölümde başladım. Denizbank’a Yönetim Raporlama ve Bütçe Planlama grubuna müdür yardımcısı olarak geçtim.  Son 4 yıldır yine aynı bölümün Genel Müdür Yardımcılığı görevini yürütüyordum ve bu yılın başlarında kariyerime başladığım yere; hatta kariyerimin başından beri hayal ettiğim noktaya; Alternatif Bank Mali İşlerden sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak yuvama geri döndüm.

Kariyerine Bankamızda MT olarak başlamış, sonrasında farklı bir kurumda deneyimlere sahip olmuş ve en son Bankamıza Üst Düzey Yönetici pozisyonunda dönme başarısını göstermiş bir yöneticimiz olarak Alternatif Bank deneyiminizi nasıl değerlendirirsiniz?

Ben iş hayatına başladığımda da Alternatif Bank çalışanlarına değer veren, insancıl, başarılı ve oldukça bilinen bir markaydı. Benim bu noktaya gelememin ilk adımı ve temel taşı Alternatif Bank’tır. Mali işler bölümünde yapılan bütün işlerde emeğim ve katkım vardı. Resmi raporlamadan, şube raporlamaya, IFRS-BDDK konsolidasyonundan işkolu raporlamaya herşeyi burada ögrendim ve yaptım. Bu da bana sonraki kariyerimde inanılmaz katkı sağladı. Özetle şu an bulunduğum nokta Alternatif Bank’ta öğrendiklerimin bir sonucudur.

MT olmak sizin için ne anlam ifade ediyor?

Öncelikle MT olmak, yüzlerce binlerce aday arasından seçilmiş olmak demektir. Bu size farklı bir özgüven aşılıyor. Yaklaşık 4 aylık eğitimle bankacılığa farklı bir giriş yapıyorsunuz. Eğitim boyunca, sadece ait olduğunuz bölüm değil, banka ne yapar nasıl yapar gibi soruların cevabını da buluyorsunuz. Teknik konuların yanında, yönetsel becerileriniz, davranış ve giyim kuşam konularına kadar sizi farklılaştıracak eğitimler de alıyorsunuz. MT olmak ayrıcalıktır.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Benim kariyerimde kırılma noktası, 2006 yılında sektörden ayrılıp babamın işinde çalışmak istediğimde, babamın hayır olmaz sen kariyer yapacaksın demesidir :).

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Ben kariyer yolunda şansın ve fırsatların çok önemli olduğunu düşünen, bilen ve yaşayan birisiyimdir. Ancak karşınıza çıktığında o fırsatları değerlendirecek donanımda olmanız da gereklidir. Başarı için çok daha önemli olan, çalışmak ve çok çalışmaktır.

Sizin için Mali İşler ve Planlama Grubu’nda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir? Kariyerine Mali İşler ve Planlama Grubu’nda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Bizim bölümde çalışmak isteyen arkadaşların biraz da olsa muhasebe biliyor olmaları, sorgulayıcı yaklaşımları, hevesli ve istekli olmaları onları her zaman bir adım öne  taşıyacaktır.  Bununla birlikte hayatın her aşamasında harekete geçmeden önce vizyon belirlemelerini öneririm. Doğru bir vizyon, odaklanmak ve bu doğrultuda gerekli donananımı elde etmek başarıya ulaşmada işlerine çok yarayacaktır. Ne iş yaparsanız yapın işinizi tutkuyla yapmanın şart olduğunu düşünüyorum. Böylece sizi başarıya götürecek yolda zorluklarla mücadelede daha kolay motive olacağınıza inanıyorum.

Kariyeriniz boyunca hiç unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

Alternatif Bank’ta ilk genel müdür yardımcım ben işe başladıktan 2 ay sonra  işe başlamıştı. Yaklaşık 2 yıl birlikte çalıştıktan sonra başka bankaya transfer olup gitmeden hemen önce beni odasına çağırıp veda konuşması yaptı. Konuşmanın sonunda oturduğu koltuğun kolçağına vurup “ileride seni de bu koltukta görmek istiyorum” dedi. Benim için unutulmaz bir anıdır ve şimdi çok daha anlamlı bir anıya dönüştü.

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

İdol diyeceğim birisi olmasa da bulunduğum noktaya gelmemde babamın bana gösterdiği bakış açısı, vizyon ve tavsiyelerin büyük etkisi olmuştur.

Sizin pozisyonunuzdaki birinin bir günü nasıl geçer bizimle paylaşır mısınız?

Güne erken başlarım, bölüme ilk ben gelirim. Piyasalara bakarım hızlıca gazete okur ve bir gün önceden kalan işlerim varsa onları toparlar gün içi programımı hazırlarım. Gündemim her zaman  yoğundur ama malum bu sıralar piyasalar sürekli ekstra gündemlerle yoğunluğumuza yoğunluk katmakta. Toplantılara girerim çıkarım ama sürekli üzerinde düşünülmesi gereken, bakılması gereken, raporlanması gereken konularla günün nasıl geçtiğini anlayamam.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için neler yapıyorsunuz?

Bir yönetici olarak işimin önemli bir parçası da çalışanlarımın motivasyonunu sağlamak ve korumak. Şahsen, insanların mutlu ve huzurlu çalışmalarının çoğu zaman maddi konulardan daha önemli olduğunu düşünürüm. Sonuçta hayatlarının büyük bir kısmı işte geçiyor. Uzun süreli verimin de tek kaynağı bu zaten. Açık iletişim ve güvene önem veririm. Ödül gibi kısa süreli mutluluk veren motivasyon araçlarındansa sağlıklı ilişkilerin olduğu, güvenebilecekleri ve insani değerlerin ön planda tutulduğu bir yerde çalışmanın çalışanlarda daha uzun süreli bir motivasyon sağladığına inanırım. Tabii maddi ve manevi emeklerinin karşılığını da görmeleri de çok önemli.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Yoğun iş tempomuz nedeniyle kalan boş zamanlarımda çocuklarımla vakit geçiririm. Bununla birlikte Beşiktaş’ın maçlarını kaçırmam. Bir de eşimle seyahat etmeyi özellikle yurtdışı gezilerini çok severiz.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Her şeyin çalışmak, azim ve tutkuyla elde edildiğini gösteren birçok film var. Ölü Ozanlar Derneği, Forrest Gump benim favori filmlerdir. Ufuk Tarhan’ın T-İnsan kitabını geleceği daha iyi anlamak açısından şiddetle tavsiye ederim.

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Hayal kurarak yaşayan birisi değilimdir. Daha gerçekci, planlı ve düşünerek yaşarım. İleride çocuklarımla beraber yurtdışında yaşamak benim için bir projeden çok hedef diyebiliriz.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Tüm Alternatif Bank ailesine; her başarının altında, o başarıya katkı sağlayan çok iyi bir takım olduğunu belirtmek isterim ve dolayısıyla hem bugünkü başarılarımızda hem bundan sonra elde edeceğimiz başarılarımıza bizi ulaştıracak şey; farklı düşünüp bireysel fark yaratmak olduğu kadar, bildiklerini ve ürettiklerini birbiriyle paylaşan bir takım olmaktan geçtiğine inanıyorum.

Alternatif Lease Finans Genel Müdür Yardımcımız Serdar Bulat Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Üniversite yıllarında her fırsatta değişik işlerde çalışırken finansı sevdiğimi fark edip bu alana yönelmeye karar verdim. Mezun olduktan sonra PWC’de denetçi olarak çalışmaya başladım. Sonrasında Finansbank’ta ve Anadolu Grubu’nda çalıştım. O sıralar Anadolu Grubu Alternatif Lease’i yeni kurmuştu. Bana da Finans’tan sorumlu Müdür Yardımcılığı teklif edildi, kabul ettim ve göreve başladım.

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Ailemde çokça kaptan ve balıkçı vardı, o nedenle denize ve denizcilere yakın olduğumdan, bir yaşıma kadar denizci olmak bana hep çekici gelmişti. İlgim ve yakınlığım kaybolmadı ama hayat her zaman size göre akmıyor…

21  yıldır  Alternatif Lease’de çalışıyorsunuz. Alternatif Lease’de olmak sizin için ne ifade ediyor, bizlerle paylaşır mısınız?

21 yıl önce, yeni kurulmuş ve henüz ilk leasing sözleşmesini bile yazmamış bir şirkete Müdür Yardımcısı olarak başlamıştım. Leasing belirli yatırımlar hariç henüz çok yaygın değildi, zaman içerisinde görev alanlarım genişledi ve sonrasında Genel Müdür Yardımcısı pozisyonunda çalışmaya başladım. Alternatif Lease yıllar boyu hep dinamik bir şirket oldu.  Farklı dönemleri farklı yöneticiler ve  ekip arkadaşları ile birlikte yaşadık, her birinden çok şey öğrendim ve öğrenmeye de devam ediyorum.

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Başarı bunlara tam olarak bağlı değil sanıyorum ama bir ölçüde şansın da etkisi mutlaka vardır. Başarı doğru zamanda ve doğru yerde olmak ise buna şans ya da rastlantı denebilir. Şansla veya rastlantıyla uzun süreli başarı pek elde edilmemesine rağmen herkesin şansıyla kötüden sıyrıldığı veya iyiliğin kucağına düştüğü anlar da olur sanırım.

Sizin için Leasing sektöründe Finans Grubu’nda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Analitik düşünme, problem çözme, dikkat ve sabır en çok önem verdiğimiz yetenekler.

Kariyeriniz boyunca hiç unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

Dönemi yaşamış olan bir çok kişi için benzer olduğu gibi 11 Eylül’ü hep hatırlıyorum. Kulelere yapılan saldırı videosunu tekrar tekrar izlemekten kendimizi alıkoyamazken bir yandan dünyanın geleceğini tahmin etmeye çalışmıştık.

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

Anadolu Grubu’ndan Sayın İbrahim Yazıcı’nın mütevazılığı beni hep etkilemiştir. Bunu bir çok yerde aktarmaktan da zevk duyarım.

Genel Müdür Yardımcısı olarak bir gününüz nasıl geçiyor bizimle paylaşır mısınız?

Her günün ajandası oldukça yoğun; yazışmalar, kontroller, onaylar, raporlar, toplantılar, sorunlar, çözüm arayışları ve ülke ve dünya gündemini takip etmek için aralarda yeterli vakit yaratmakla geçiyor.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Biraz genel bir cevap olacak ama değişim ihtiyacını şöyle aktarayım; Finans/bankacılık yıllardan beri aynı temelde faaliyet gösterirken ekiplerimize katılmakta olan yeni nesil çalışma arkadaşları artık çok farklı dünya görüşlerine sahipler. Günümüzde Finans/bankacılığın en önemli hedeflerinden biri hem sunulan hizmette hem de bu hizmetlerin üretim ortamında yeniliklere açık olmak, ekipleri sürekli motive tutmak olmalı. Tepe yöneticilerin bunu daha iyi görmelerini dilerim. Aksi takdirde bankacılığa ilgi zamanla azalabilir ve bu nedenle ekip arkadaşlarını daha sınırlı bir aday topluluğundan  seçmek durumunda kalabilirler. Değişim sağlanırsa ekipler de motive kalır, verimlik artar.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Seyahat en büyük tutku ve mutluluklarımızdan biri. Çoğunlukla dünyanın popüler olmayan bölgelerini tercih ediyoruz. Su sporlarından bisiklete, koşuya bir çok farklı dalda spor aktivitelerine de katılırım.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Nokta atışlı tavsiyeler belirli bir yaş aralığı tarafından pek dikkate alınmıyor. Herkesin ilgi ve faaliyet alanı hem farklıdır hem de zaten yıllar içerisinde değişir. Bence bu yüzden, kişinin  okuma alışkanlığını edinmiş olması yeterlidir, yolunu kendisi bulacaktır…

Kariyerine Leasing sektöründe Finans Grubu’nda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Bizim kendi sorumluluk alanımız olan Finans aynı çatı altındaki diğer alanlara göre biraz daha farklı bir disiplin. Analitik yaklaşım, kontrollerle çalışmak, dikkat, dakiklik, gündemi takip etmek, çözümsel yaklaşımlar bizim için çok önemli kriterler. İlgi ve yeteneklerini yakın hissedenler için Finans her zaman zevkli bir çalışma alanı olabilir. Bu bakışa yakın ekip arkadaşlarını aramıza katmak, onları bu formata uygun yetiştirmek bizim ana hedefimiz.

Leasing sektörü ile Bankacılık arasında bir bağlantı var mı? Var ise bunu nasıl tanımlarsınız? Örneğin Leasing sektöründe çalışan birinin Bankacılık deneyiminin olması sizce avantaj mıdır?

Uygulanan finans teorisi temelde aynı olsa da leasing çok kapsamlı mevzuatı nedeniyle özel bir alan ve bu nedenle diğer finansal kuruluşlara pek  benzemiyor. Yani teoriyi bilseniz de mevzuat pratikte hayati bir rol oynuyor. Bankacılık deneyimi mutlaka faydalıdır ancak bunu avantaja çevirmek de  kişinin kendi elinde…

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Belki bir balıkçı hikayesi yazmak ama Meksikalı değil tabii ki…

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Tüm finans gubumuza başarı ve mutluluk diliyorum.

Koşan Adımların Hikayesi / Tuğçe Fışkın Genç

Antalya Şube, Ticari Bankacılık Portföy Yöneticimiz Tuğçe Fışkın Genç için koşmak tam anlamı ile bir yaşam biçimi, bir tutku. Üstelik Tuğçe bu tutkusunu geliştirmiş ve insanların hayatlarına dokunabilmeyi başarmak adına yardım amaçlı koşmaya başlamış. Bizler de onun, tutkusunu, amaca çevirdiği bu başarı hikayesini sizlerle paylaşmak istedik.

Tuğçe Fışkın Genç bankacı kimliğinin yanı sıra kimdir bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1984 yılı Ankara doğumluyum. Üniversite yıllarım Dokuz Eylül Üniversitesi İktisat bölümünde geçti. İzmir’li değilim ama İzmir’i çok severim. Evli ve 4 yaşında bir çocuk annesiyim. Çocukluğumdan bu yana; 8 aylık doğmuş olmamdan mıdır bilmiyorum ama oldukça hareketli bir yaşamım var :). Kendimi bildim bileli tüm ilgim olan alanları denemek isterim. Şartlar el verdiği kadar da yaparım. Spor bunların içinde en belli başlıcalarından olmakla birlikte; uzun yıllar tiyatro ve folklor uğraşlarım oldu. Ayrıca sağlıklı yemek tariflerine özel ilgim bulunmaktadır. Annemin diyetisyen olmasının da bu merakıma etkisi olmuştur.

Gezmeye doyamayan, ölmekten korkmayan ancak; ya Dünya üzerinde her yeri görmeden ölürsem diye korkusu olan biriyim.

Tüm bunların yanı sıra hayatta seni en mutlu eden şey nedir diye sorsalar; hiç düşünmeden insanların hayatlarına dokunmayı başarmak derim. Bu nedenle tam 11 yıldır TEGV gönüllüsüyüm.  8 yıl boyunca her Cumartesi 2 saat vaktimi ayırarak 100’lerce eğitimde, bilgiye ihtiyacı olan ilköğretim çağındaki çocuğun matematik, bilgisayar, İngilizce etkinliklerinde gönüllü eğitmenlik yaptım. Kendi çocuğumun dünyaya gelmesiyle bu süre oldukça azaldı ama hiç vazgeçmedim gönüllülükten. Çocukların yüzlerindeki bir anlık gülümsemeyi görmek uğruna bile orada olmaya değer. 3 yıldır koşu yarışlarında bağış toplayarak çocukların temel eğitim ihtiyaçlarını karşılamaya destek oluyorum. Adımlarımla çocuklara umut olmaya çalışıyorum.

Koşu merakınız ne zaman başladı? Hobiye dönüşmesi ve kendinizi geliştirme sürecinizi anlatır mısınız?

İnanılacak gibi değil ama koşu merakım 4 yaşında kreşten kaçmamla başladı. Hiç unutmuyorum o günü! Günlerce “kreşten nasıl kaçarım”ı kurguladıktan sonra bir yaz günü ufacık boyumla 2 km yolu koşarak nefes nefese eve geldiğimde annemin yüzündeki şaşkınlık hala gözlerimin önünde. O gün anneciğimin bana kızmayıp sadece o yolu nasıl geldiğimim hayretini yaşaması, iyi bir şey yaptığım hissi uyandırdı. Daha sonraki dönemlerde ilkokula giderken bile normal yürümediğimi, kanallarda koşarak okula gittiğimi hatırlarım. İlkokul öğrenciliğim Malatya’da üniversite kampüs ilkokulunda geçti. Orada imkanlar çok kısıtlıydı ve şehre ulaşım o yaşta bir çocuk için olanaksızdı o senelerde. Bu nedenle atletizm yaşamım Antalya’da ortaokulda okul takımına girmemle başladı. Ortaokul ve lise yaşamım boyunca 100m – 400m – 800m ve 4000m mesafelerinde yarıştım. Her antrenman yarışa hazırlanmak içindi o yıllarda ve her yarış bir heyecandı. Kimisi dereceyle biter kimisi hüsranla sonuçlanırdı ama hep yeni hedef vardı. Okul takımları acımasızdı, beden eğitimi öğretmenlerim antrenörümdü ve hiç afları yoktu. Her sabah 06:00 da antrenmana çıkar, 07:30 da okul servisine biner okula giderdim. Yaz kış sabah yapılan banyolar ve ıslak saçla okula gitmeler de cabası ama bir gerçek var; o da bir şeyi severseniz asla vazgeçmiyorsunuz. 34 yaşına geldim ama hiç bırakmadım koşmayı. Yıllar içinde yarışmak eğlenceye dönüştü benim için. Yarışlar yeni insanlarla tanışmak oldu. Antrenmanlar da tabi ki devam. Herhangi bir takımda yarışmıyorum , münferit katılıyorum yarışlara. Üyesi olduğum bir grup var o da  “Adım adım” koşu klübü. Tamamen yardım amaçlı koşan koşuculardan oluşan bu koca ailede olmak mutluluk verici.

Koşmak sizin için ne ifade ediyor?

Beni tanıyanlar bilirler, koşu benim için tutkudur, özgürlüktür, mutluluktur. Kendi kendimle baş başa kaldığım tek zaman dilimi  (uyku hariç) şu hayatta koştuğum anlardır. İnanın koşarken antrenmanın bitmesini hiç istemiyorum. Vakit daralıp sona yaklaştığında; “oh bugün de bitti yaşasın!” demiyorum, “daha da koşardım aslında” diyorum. Sanıyorum bu nedenle de bıkmadan usanmadan koşuyorum. “Gerçekten bu kadar mı seviyorsun koşmayı?” diye soran çok oluyor. Evet, sağlığım elverdiği sürece vazgeçmeyecek kadar çok seviyorum. 34 yaşında bir bayanın koşu ayakkabıları ile en fazla 750 km koşabileceğinin ve bunun da yeni aldığı bir koşu ayakkabısı ile maksimum 5 ayının olduğunun üzüntüsünü yaşıyor olması, zaten bu olayın onun için tutku olduğunun bir kanıtı değil de nedir?

Koşu kapsamında katıldığınız etkinlikler neler?

Yıl içerisinde tüm koşu etkinliklerini takip ediyor ve gidebileceğim etkinliklere çoğu zaman eşim ve çocuğumla birlikte katılıyoruz. Her yıl daha önceki yıllarda hiç koşmadığım en az bir parkuru mutlaka programa ekliyorum. Her yıl katıldığım, parkurunu çok sevdiğim olmazsa olmazlarım da var tabi. Örneğin İstanbul’da her yıl kasım ayında Boğaz koşusu vaz geçilmez benim için. Tabi ki yaşadığım şehir Antalya da aynı şekilde. Marmaris, Büyükada, Bozcada yarışları da çok keyif alığım parkurlardan. Koşu etkinliği denince tabi sadece yarış günü ve mekanı gelmemeli akıllara. Bunun dışında sporcu beslenmesi, spor eczacıları, başarılı antrenman programları konulu seminer ve toplantılara da katılıyorum.

Yoğun iş temposu içerisinde hobinize nasıl vakit ayırıyorsunuz? Benzer şekilde hobisini aktif olarak hayata geçirmek isteyenlere tavsiyeleriniz neler olur?

Yanıtlamayı en çok sevdiğim soru da bu. İnsan bir şeyi gerçekten istediğinde ne yapıp edip o vakti buluyor. Bunu en iyi anladığım dönem yeni doğum yaptığım dönemdi. Çocuğumun uyku saatlerine göre spor programı yaptığımı fark ettiğimde çok gülmüştüm kendime. Şöyle bir gerçek var; siz kendinizi iyi hissettiğinizde yavrunuza, ailenize, çevrenize fayda sağlayabiliyorsunuz. Benim ailem de dostlarım da bunu bildikleri için; tatile gittiğimizde bile önce “Tuğçe koşacağın parkur da var” derler. Sanırım ben mutlu olduğumda onlar da mutlular.

Gün aydınlandığı anda çıkıyorum evden her sabah ve bir saat sonra dönüyorum. Kışın sabah hava aydınlanmadığı için antrenmanları kimi zaman öğle aralarında yarım saat, kimi zaman akşamları olacak şekilde dengeliyorum. Bu arada sporun hafta içisi hafta sonu olmaz. Ben Cumartesi Pazar günleri de sabah spor yapıyorum. Bu bir disiplindir ve en güzel hobi sizi hedefe ulaştıran hobidir.  Söz konusu spor olduğunda genelde ülkemizde sadece kilo problemi olanlar spora yönelir ancak; spor ile sadece kilo verilmez. Spor mutluluk hormonu salgılatır, spor kan dolaşımını düzenler, spor size sevdiğiniz besinleri dilediğiniz şekilde tüketme lüksü sunar. Spor güzeldir.

Hobisini harekete geçirmek isteyenlere en büyük tavsiyem; gerçekten istesinler ve asla ertelemesinler. Çünkü erteledikçe en zor an olan başlama anı hiç gelmez. Başlama enerjisi herkesin içinde vardır ,yeter ki gün yüzüne çıkarmak istesinler!

Bundan sonrası için hobinize yönelik gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

En yakın yarış tarihim 28 temmuz. Tuz Gölü ultra maratonunda 21km yarı maraton bayanlar kategorisinde yarışacağım. Kişisel hedefim ilk 3 e girip kürsüye çıkmak. Bunu 2018 yılı kişisel hedefim olarak koydum ancak diğer yandan TEGV için bağış toplayacağım ve bugüne kadar topladığım en yüksek bağış miktarına ulaşmayı hedefliyorum çocuklar için.

Bir gün proje halini alabileceğini umduğum uzun vadeli hayalim ise; çocuklara sporu sevdirmek için “oyunlarla spor” adlı her ile götürülecek spor kampı kurmak. Kendi çocuğum büyümüş olacak ancak; sporun sadece kilo vermek amacıyla yapılmaması için algının küçük yaşta zihinlerde yer etmesi gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle de belki gelecek nesile yetiştiririm.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Herkese bol sporlu, çok sağlıklı günler dilerim.

Alternatif Menkul Genel Müdürümüz Özcan Geçer Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Merhaba;  İTÜ İşletme Mühendisliği 1997 mezunuyum. Üniversite döneminde Sermaye Piyasalarına olan ilgim tezimi de bu konuda  vermemi sağladı.  Garanti Yatırım’da okulla birlikte sürdürdüğüm gönüllü stajyerlik dönemi  ve mezuniyetim ertesinde profesyonel hayatıma da Alternatif Menkul’de başladım. Hem pay senedi hem de borçlanma piyasalarında saygın bir yeri olan kurumun Hazine Bölümü’nde görev aldım. Kıymetli yöneticilerim sayesinde, işin stresli mahiyetine rağmen sıcak bir aile ortamını bulmuş oldum. Gönlümdeki yatırım fonu yöneticiliğine de, 2001 krizi ertesinde Alternatif Bank fonlarının yönetiminin Hazine Bölümümüze verilmesi fırsatı ile ulaşmış oldum. Zaman içinde hem Hazine işlemlerinde hem de fonlardaki sorumluluk alanlarım genişledi. Alternatif Menkul olarak uzun yıllar yatırım fonlarını, Alternatif Bank’ın saygınlığına yakışır bir şekilde yüksek getiri performanslarıyla yönetmeyi başardık. 2015’te  Kurumsal Finansman Bölümü’nün de sorumluluğunu aldıktan sonra, 2016 Nisan ayında Genel Müdür Vekilliği’ne atandım. 2016 Ekim ayından bu yana da  Genel Müdürlük görevime devam etmekteyim.

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Aile olarak tüm aile fertlerimin Diş Hekimliği, Doktor, Eczacı gibi sağlık sektöründe çalışmasından ötürü küçük yaşlarda bu yöne doğru eğilim olsa da İşletme Mühendisliği’ne geçişten sonra ağırlık finans üzerine kaymaya başladı. İşletme Mühendisliği tercihim de derslerde  hem Fen hem de Matematik derslerini sevmemden ötürü, iki konunun bir arada yürüyebileceği bir bölüm arayışımda şekillenmişti ama belirttiğim gibi zaman içerisinde sermaye piyasalarına ilgim yükseldi. Belki de risk yönetimi açısından, aile fertlerinin hepsinin aynı sektörde yoğunlaşmasında bir sakınca hissetmiş olabilirim.:)

20  yıldır  Alternatif Menkul’de çalışıyorsunuz. Bu kadar uzun yıldır aynı şirkette  olmak sizin için ne ifade ediyor, bizlerle paylaşır mısınız?

Öncelikle röportajın başında bahsettiğim işe girişteki  sıcak aile ortamı, müşterilerimizle karşılıklı saygın iletişimlerimiz ve bunun devamı, kurum kültürüne bağlılık anlamında beni oldukça etkiledi. Elimden geldiğince de bunu devam ettirmeye çalıştım ve gençlik döneminin tüm anılarını Alternatif Menkul’deyken yaşadım. O yüzden bizim için şirketten öte bir konumda, adeta evimiz gibidir.. Alternatif Menkul’ün yapıtaşlarından biri olmanın bilinciyle her ortamda tutum ve davranışlarımıza da dikkat ederim. Süreç içerisinde yöneticilerimiz değişse de  görevimizi  hakkıyla yaparak elimizden geldiğince çalıştıkça, sorun üreten değil sorun çözen noktada yeni yöneticilerimizle de uyumlu çalıştık. Her meslekte olduğu gibi güven ilişkisi içerisinde yol almak vazgeçilmezimiz. Emektar olmanın gururunu da bu şirkette yine uzun dönem birlikte görev aldığımız arkadaşlarımızla paylaşıyor ve aramıza katılanlara da uyumlu bir ortam hazırlıyoruz.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Kariyerim boyunca, keskin finansal krizlerin yol açtığı sektörel küçülme süreçleri ve yeniden yapılandırma aşamalarında sancılı günleri unutmak imkansız. Yapı olarak insanî ilişkilere çok değer verdiğim için, aramızdan ayrılan kıymetli arkadaşların ardından üzülmemek olmuyor. Neyse ki bu değer verdiğimiz isimlerle bağlantıyı koparmamış olmamız da bizi umutlandırıyor.

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Tesadüfler hayatın cilveleridir, başınıza gelen bir olayın sizi göründüğünden farklı bir konuma getirmesine denk gelmişizdir. Yılbaşı piyango hayallemelerinde, geçmişte büyük ikramiyeler kazanmış nice kayboluşların hikayelerini de dinleriz beraber; ‘’şans” gelmiş ama bu tesadüf fırsata çevrilememiştir. Neticede gelen şansı başarıya çevirmek de bir akıl işi olduğuna göre, geleni iyi analiz etmekte mesele. Başarının özü de  pozitif düşünce ve istikrardan geçmekte. Hayatımızda bizi yol ayrımına getirecek bu gibi durumları iyi kullanabilmeyi herkes için dilerim.

Sizin için Yatırım sektöründe çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Yatırım sektöründe çalışan personelin,  sadece finansal verileri okuması değil konjonktürel olarak piyasaları etkileyecek tüm faktörleri birlikte analiz edebilecek bir bakış açısına sahip olması gerekir. Geçmişe göre paranın sahibi ile yöneticisinin farklı olduğu bir çağdayız. Bu anlamda sahibin yöneticiye olan güveni çok kritik bir önem teşkil ediyor. Riskli yatırım tercihleri varsa, sonucunda kazanmak kadar değer kaybı da olabileceği için müşteriyle kriterler konusunda çok açık ve dürüst bir iletişim şekli gerekiyor. Davranışsal finans gibi güncel konularda yetkinlik önemli.

Kariyeriniz boyunca hiç unutamadığınız bir anınız varsa bizimle paylaşır mısınız?

Kariyerim boyunca pek çok anımız birikti, ayırt etmek zor olduğu için ilk anımı anlatmayı isterim. Üniversite ertesi, profesyonel yaşantımın ilk gününde üzerimdeki stresin ağırlığıyla sabah şirkete geldim. Açık ofis çalışma formatında, alanın ortasında piyasayla ilgili sabah toplantısı yapılıyordu. Kapıyı açar açmaz kendimi ciddi meseleleri tartışan bir topluluğun içinde buldum. Bölmemek için tedirgin beklerken, Hazine Bölümü müdürümüz beni görünce yönelip günaydın diyerek, toplantının ortasına doğru yöneltti. Tam nereden başlayarak merhabalaşacağımı bilememenin tereddütündeyken, grup içinde bir kadın yöneticimizin ‘’Oh be! erkek gelmiş!!’’ esprisi havada patladı. Birden o ciddi havanın gidip kahkaların yerini almasıyla ben de o coşkuya katılmış oldum. Alternatif Menkul’ün kuruluş sürecinde ağırlık kadınlardan yana olduğu için buna nazireyle yapılan çıkış ve  o an ailenin bir ferdi olarak sıcaklığı hissetmem ilk anım olmuştu. Halen o ekipten karşılaştığımız kıymetli yöneticilerimizle aynı güzel duyguları paylaşırız.

Genel Müdür olarak bir gününüz nasıl geçiyor bizimle paylaşır mısınız?

Genelde sabahları piyasa açılışı öncesi, içeride ve dış dünyada siyasi gelişmeleri okur, ekonomik gündemi gözden geçiririm. Devamında, Alternatif Menkul Günlük Bülten’imizi ve piyasadaki raporlardan seçtiklerimi okurum. Çalışma arkadaşlarımla değerlendirmeler yapar ve kurum içi hazırlanan müşteri analiz raporlarını incelerim. Toplantı müzakerelerimize göre alınacak aksiyonların takibini sağlarım. Pay Senedi ve Vadeli İşlemler Piyasası’nı izlerim. Yapacağımız bono ihraçlarında doğru çıkışları sağlayabilmek için Borçlanma Araçları Piyasası’nı ve diğer kurumların ihraç koşullarını günlük olarak incelerim. Para Piyasası’nda yaptığımız günlük arbitraj işlemlerini takip ederim. Bölüm arkadaşlarımızdan gelen müşteri taleplerini yetkili yöneticilerimizle analiz eder, çözümler üretiriz.  Toplantılar ertesinde, gün sonunda şirket gelir kalemleri ile ilgili günlük sonuçları incelerim.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Alternatif Menkul olarak yapılan işe oranla sayıca dar bir kadroyla çalışıyoruz. Bu anlamda çalışan mutluluğu ve ekibin uyumu herşeyden daha önemli oluyor. Gündelik hayatımızda ailemizden bile daha çok birlikte vakit geçirdiğimiz çalışma arkadaşlarımızın motivasyonunu sağlamaya çalışıyorum. Tüm arkadaşlarımızın fikirlerine değer veriyor, onları dinliyorum. Ast-üst ilişkisini hissettirmeyecek şekilde karşılıklı sevgi ve saygımız vardır. Ulaşılabilir olmak adına elimden geldiğince de  açık iletişim kurarım; arkadaşlarımın özel ya da işsel kaygılarını rahatlıkla paylaşabildiği bir yapıya sahibim. Verilen emeğin farkında olduğumu hissettirir ve buna göre davranırım.  İletişim olarak da elverdiğince yazılı değil de göz göze temasla değerlendirme yapmayı severim.  Şirket içinde özel günlerde ya da şirketin başarılı işlemlerinde küçük kutlamalarla bu başarının keyfini birlikte çıkarmayı tercih ederim.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Stresi yoğun mesleğimiz olduğu için boş zaman değerlendirme konusu herkes gibi bizim için de tedavi edici bir unsur. Genel olarak etnik kültürlere ilgim olduğu için, bunlarla ilgili çeşitli tarihsel araştırma ve davranış psikolojisi kitaplarını okumayı severim. Kültürel miraslardan Anadolu’nun kaybolan dilleri ve çeşitli toplumsal bellek olayları ile ilgili belgesel, kitap, sergi gibi çalışmalarım oldu.  Fotoğraf tarihi de ilgi alanıma girer; belki de geçmişe özlemden, uzun zamandır 1860-1910 dönemi orjinal İstanbul fotoğraflarının koleksiyonunu yapar müzayedeleri takip ederim. Aile fertleri ve dostlarla güzel vakit geçirmenin keyfi de bambaşka tabii…

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Paranın Yükselişi – Dünyanın Finansal Tarihi /  Niall Ferguson , Tanrılara Karşı- Riskin Olağanüstü Tarihi,  Altının Gücü  /  Peter Bernstein, Bir Borsa Spekülatörünün Anıları /  Edvin Lefevre, Galata Bankerleri / Haydar Kazgan. Bir de tarihte  Lale Soğanı piyasası çılgınlığı gibi çeşitli yüksek fiyat hareketlerini anlatan  Kitlesel Yanılgılar ve Kalabalıkların Çılgınlığı / Charles Mackay gibi merak uyandırıcı bir kitabı da paylaşayım.

Kariyerine Yatırım sektöründe başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Yatırım Sektörü’nde çalışmak inisiyatif almak demektir. Verilen kararların kısa bir zaman dilim içerisinde sonuçlarının görülebileceği bir meslek. Müşteri profili de bankadakinden farklıdır. Dalga boyu yüksek bir iş alanı olduğu için de soğukkanlı bir yapıyı gerektirmekte.  Riskleri yönetebilme ve çarpraz analiz gücü olan karakter yapısı önem taşır.

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Çalışma hayatıyla ilgili projelerimize göre stratejilerimizi hazırlıyoruz, Alternatif Menkul’ün Sermaye Piyasalarında hak ettiği yere gelmesi için çalışıyoruz. Özel hayatta ise gelecekte açmak istediğim bir sergi ve hazırlamak istediğim bir kitap projesi var.  Zaman ve koşullar içerisinde yeni proje ve hayaller elbette olacaktır.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bir filozofa yaşını sormuşlar, o da ‘’ Acı tecrübelerim kadar yaşlı, hayallerim kadar gencim’’ demiş. Ben de aynı şekilde,  iş ve özel yaşamlarında Alternatif Bank, Alternatif Lease ve Alternatif Menkul’deki tüm çalışma arkadaşlarımız  için her daim ‘genç kalmaları’ dileğimi sunarım.  Birlikte güzel günlere…

Kredi Riski Grubu Genel Müdür Yardımcımız Gökhan Songül Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Son 14 yılı Bankacılık olmak üzere toplamda 17 yıllık bir çalışma hayatım var. Garanti Bankası MT’si olarak Özellikli Proje Kredileri Bölümü’nde başlayan bankacılık serüvenim sırasıyla ABN AMRO Bank, Royal Bank of Scotland ve Alternatif Bank ile devam etti.

2011 yılı içerisinde 3 aylık Ankara Bölge Pazarlama müdürlüğü pozisyonu dışında tüm bankacılık kariyerim Kredi Tahsis ve Risk Yönetimi organizasyonları içerisinde geçti.

6 yıllık evliyim ve 14 aylık İpek isminde bir kızım var.

Çocukluğunuzda hayal ettiğiniz meslek neydi?

Farklı Kamu kurumlarında yönetici olarak çalışan anne ve baba kaynaklı yönlendirme ile çocukluğumda Kaymakamlık ile başlayarak 10 sene içerisinde Vali olmayı hedeflediğim bir hayalim vardı. Üniversite seçimime (Siyasal Bilgiler Fakültesi) kadar tüm eğitim hayatım bu doğrultuda ilerledi.

Üniversite mezuniyeti sonrası yoğun bir hazırlık dönemiyle İçişleri Bakanlığı Kaymakamlık sınavlarını başarıyla geçtim ancak İstanbul’dan ayrılmak zor gelince kariyerime özel sektörde devam ettim. Sanırım o gün yaptığım seçimin altında Kamu’da çalışan ailemin çocukluğumda çok fazla görev ve il değiştirmesi yatıyordu.

3  yıldır  Bankamızda çalışıyorsunuz. Alternatif Bank’lı  olmak sizin için ne ifade ediyor, bizlerle paylaşır mısınız?

Alternatif Bank çok dinamik bir yapı ve çok güzel bir ekibin parçasıyım. Uzun yıllar Türkiye’nin büyük Holding şirketlerinden birinin küçük ölçekli ve butik hizmet veren bankası konumundan bugün Commercial Bank desteği ve tüm çalışma arkadaşlarımızın emeği ile büyük bir dönüşüm sürecinden geçerek tüm sektörlerde var olan piyasada adından sıkça söz ettiren bir banka konuma ulaştı.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Kariyerim boyunca 3 adet banka ortaklık değişimi/ hisse satış süreci yaşadım. Garanti Bankası hisselerinin GE’ye satışı, ABN Amro’nun Royal Bank of Scotland tarafından satın alınması ve son olarak Alternatifbank’ın Commercial Bank’a satışı. Garanti ve ABN Amro satış süreçlerinde bankanın içerisindeyken, Alternatif Bank ailesine satış sonrası dönemde katıldım. Bu ortaklık yapısı değişikliklerinin hepsi çalışanlar açısından sancılı süreçlerdi.

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Ben şans ve rastlantının başarıyı etkilediğini düşünmüyorum. İşinizi severek yapmak, sürekli yeni hedefler koymak ve planlı çalışmak başarıyı getiriyor. Hedeflerin üstesinden geldikçe başarmanın verdiği mutluluk yeni hedefler belirlemenize ve başarınızı sürdürülebilir kılmanıza sebep oluyor.

Sizin için Kredi Riski Yönetimi Grubunda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Kredi Risk yönetimi personelinin ana görevi banka sermayesini koruyarak, risk getiri dengesinde kaliteli aktif yaratılmasına katkı sağlamaktır. Kredici müşteri riskiyle vadeye kadar süreci yaşayarak gerekli gördüğü durumlarda hızlı aksiyon alabilmelidir. Bu noktada en önemli noktalar analiz ve yorum yeteneği olarak ortaya çıkıyor.

İyi bir Kredici, Türkiye ekonomisi, dış piyasalar ve sektörel gelişmeler hakkında bilgi sahibi olmalı ve sürekli güncel gelişmeleri takip etmeli. İletişim yönünün kuvvetli olması da iç müşteri memnuniyeti açısından çok önemli.

Sizin pozisyonunuzdaki birinin bir günü nasıl geçer bizimle paylaşır mısınız?

Sabah ilk olarak katta gezerek çalışma arkadaşlarıma günaydın derim, sonrası yoğun toplantı ve kredi komitesi süreçleri.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Başarının anahtarı çalışan mutluluğu ve ekibin uyumu. Kredi risk Yönetim ekibi olarak, çalışanlarımızın iç motivasyonunu sağlamak birim içerisinde en çok üzerinde durduğumuz nokta. Tüm çalışanlarımızın fikirlerine değer veriyor, onları dinliyor birlikte zaman geçiriyoruz. Ben birimin yöneticisi olarak her şeyden önce ulaşılabilirim. Tüm ekip arkadaşlarımın endişelerini ve kaygılarını dinleyerek onlara kendi deneyimlerimi aktararak yardımcı olmaya çalışırım.

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Çok fazla boş zamanım olamıyor maalesef, iş dışında kalan tüm zamanımı kızımla geçiriyorum.

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Rogue Trader, Barbarians at the Gate ve Too big to fail ilk aklıma gelenler.

Kariyerine Kredi Riski Yönetimi Grubunda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Çok farklı sektörler ve firmalar görebilecekleri bir dünyaya adım atıyorlar. Her firmanın ve her kredinin bir hikayesi oluyor. Kredi Tahsisi geçmiş dataya bakarak yapılan bir değerlendirme ve ödeme belirli bir vadenin sonunda. Kredinin nasıl verileceğinden çok nasıl geri alınacağı düşünülmeli ve ileriye dönük analiz yapılmalı.

Önemli olan sektörel derinleşmeyi sağlayarak, her gördükleri yeni firmayı aynı sektörde faaliyet gösteren daha önce analiz ettikleri firmalarla karşılaştırmaları. İlgili sektör içerisinde kimin kazanan kimin kaybeden olduğunu tespit edebilmek kredinin sağlığı için çok önemli

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Doktora eğitimim sayesinde bazı üniversitelerden Bankacılık alanında yüksek lisans öğrencilerine misafir öğretim görevlisi olarak ders vermem talep ediliyor. Zaman yaratabilirsem hafta içi bazı akşamlar ve hafta sonları bu konuya eğilmek istiyorum.

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Bankamızın geleceğine ve insan kaynağına inancım tam. Birlikte çok güzel başarılara imza atacağımızı düşünüyorum.

Yapılandırma, Yasal Takip Grubu Genel Müdür Yardımcımız Musa Kerim Mutluay Hakkında Merak Edilenler..

Kısaca kendinizden ve kariyerinizden bahseder misiniz?

Bankacılığa 1997 yılı sonunda Yaşarbank’ta MT olarak başladım. Çalışma hayatımın yaklaşık 12 yılı Oyak-ING bank’ta geçti. Bankacılığın iki farklı kanadında hem risk hem satış kanadında geçen bir kariyerim var. Bankacılıkta ağırlıklı bölümü Pazarlama/satış olmak üzere, Mali Analiz, Şube Satış, Bölge satış/Tahsis, Ticari bankacılık satış, Kobi bankacılığı satış ve son olarak Sorunlu krediler departmanlarında çalıştım.

3,5 yıldır Bankamızda çalışıyorsunuz. Alternatif Bank’lı olmak sizin için ne ifade ediyor, bizlerle paylaşır mısınız?

Alternatif Bank’lı olmak; Bir kere daha sıcak ortam ve daha samimi bir banka… Büyük bir bürokrasinin olmadığı insanların birbirini tanıdığı bir ortam.

Kariyeriniz boyunca sizin için kırılma anları var mıydı? Bunlar nelerdi?

Bankacılığın iki önemli tarafında hem risk hem satış kanadında çalıştım. Bankacılığa risk kanadında başladım, sonra uzun yıllar satış kanadında kaldım ve son olarak risk kanadındayım. (Çok kolay değiştirilecek alanlar değildir) Aslında bu geçişlerin hepsi bir kırılmaydı yada mevcut kariyerinizde bir vazgeçmeydi.

2004 yılında Ticari bankacılığa geçerken, Tahsis kanadındaki kariyerimi bir kenara bırakmıştım, 2010 yılında Kobi satışın başına geçerken de Ticari bankacılığı arkamda bırakmıştım. Yeni başlangıçlar riskli olmakla birlikte  benim için hep heyecan verici oldu. Mevcut tecrübe ve birikimin üzerine yeni şeyler ekleme fırsatı. Kendini geliştirme fırsatı, öğrenme fırsatı, Farklı bakış açıları…

Şansın ve rastlantının başarıyı etkilediğine inanır mısınız?

Payı vardır. Ancak bir, bilemediniz iki kez katkısı olur.

Önemli olan sürdürülebilir bir başarı yakalamak ve bunu standart hale getirmektir. Bunun için de planlı, açık ve sonuç odaklı çalışmak gerekir.

Standart bir başarı seviyesi yakalamak için Şansa ve rastlantıya güvenemezsiniz. Başarı için gerekli kriterler bellidir. Dediğim gibi, planlı çalışma ve ihtiyaç olduğunda çözüm üretebilme kapasitesi başarıya giden yolu belirler.

Sizin için Yapılandırma ve Yasal Takip Grubunda çalışan bir personelin olmazsa olmaz genel nitelikleri nelerdir?

Bu bölüm çalışanları öğrenmeye açık olmalı. Bizim yaptığımız işte her ne kadar rutinler olsa da her gün yeni bir vaka ile karşılaşabiliyoruz. Bunları çözmek içinde bankacılığın farklı alanlarından, satış, tahsis, operasyon, dış ticaret, hukuk…vb bir bilgi birikimi gerekir yada bu alanlarda araştırma yapacak bir bakış açısı gerekir.

Analitik olmalı, risk- fayda analizini, elinde olanla hedefe nasıl ulaşacağının analizini yapabilmeli.

Çözüm Odaklı olmalı, Flexible olmalı ve en önemlisi sabırlı olmalı ve uzun vadeli düşünebilmeli.

Hayatınızda sizi etkileyen, idol olarak tanımlayabileceğiniz, örnek aldığınız bir kişi var mı? Varsa hangi yönleri sizi etkiledi?

İşimle ilgili olarak etkinlendiğim ve örnek aldığım kişiler tabiki var. Bankacılıkta öğrendiğim önemli şeylerden biriside nerde çalıştığından daha çok kimlerle çalştığının önemli olduğudur.

Başarıyı ve bilgiyi paylaşmaları; Başarı bir ekip işidir, tek başına başarılı olman ekibin başarılı olacağı anlamına gelmez.

İletişim güçleri; Kapın her zaman açık olsun, Çalışma arkadaşların ile arana duvarlar (bürokrasi) örme… Her zaman tüm çalışma arkadaşlarıma kapım açıktır.

Ulaşılabilir ol… İşini sahiplen ve severek yap…

Sizin pozisyonunuzdaki birinin bir günü nasıl geçer bizimle paylaşır mısınız?

Günden daha çok haftalık planlamalar üzerinden çalışırım. Portföyümüzün durumu, gelişim trendi, yeni gelen firmalar, yeni aksiyon planları ve alınan aksiyonların sonuçları günlük rutinimizi oluşturur. Bunların yanına birde Firma ziyaretlerini eklerseniz süreç tamamlanır.

Çalışanlarınızın motivasyonunu sağlamak sizin için ne kadar önemli? Bunun için  neler yapıyorsunuz?

Birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızın kendilerini bir bütünün (Yapılandırma&Yasal takip grubunun) parçası hissetmesi benim için öncelikli hedeftir. Bu bütününü içinde olabildiğince açık ve paylaşımcı olmak, başarıyı paylaşmak, başarısızlığı birlikte göğüslemek, herkesin fikirlerini beyan edebildiği  ve en önemlisi bir şeyler öğrenebilecekleri ve öğrendiklerini paylaşabilecekleri bir ortam yaratmak diğer önem verdiğim noktalar…

Boş zamanlarınızda hangi aktiviteleri yapmaktan keyif alırsınız?

Kitap okurum. Sıkı bir kitap okuyucusuyum.

İki kızım var. Onlarla vakit geçirmek…

Profesyonellere ve kariyerine yeni adım atacak gençlere tavsiye edebileceğiniz filmler ve kitaplar var mı?

Biyografileri okumalarında fayda var. Bir olayı…vb okurken doğrudan olayın içindeki kişiden öğrenmek, o günkü koşulları anlamak açısından oldukça faydalı..

Any given Sunday; Filmin son bölümünde Coach’un oyunculara yaptığı konuşmayı izlemelerini tavsiye ederim. Bir kariyer hedefiniz varsa çok şey bulacaksınız…

Kariyerine Yapılandırma ve Yasal Takip Grubunda başlayacak olan arkadaşlarımız için tavsiyeleriniz varsa paylaşır mısınız?

Çok şey öğrenebileceğiniz, Yaptıklarınızın sonuçlarını görebileceğiniz, zor, ancak iş tatmini yüksek bir bölümdür…

Bundan sonrası için gerçekleştirmek istediğiniz bir projeniz, hayaliniz var mı?

Bende kalsın…

Son olarak eklemek istediğiniz bir şey var mı?

Teşekkürler…